7 Nisan 2017 Cuma

24) SİSİFOS SÖYLENİ - ALBERT CAMUS


Can Yayınları
Çeviri: Tahsin Yücel
159 sayfa


Sisifos Söyleni, Albert Camus’nun intihar hakkında yazdığı yazılarını içeren bir deneme kitabı ve yazarın okuduğum ilk eseri.

Denemelerde ‘absürd’ insanın yaşamı, ölüm, mutsuzluk ve umut varoluşçu bir çizgide sorgulanıyor.

“Hayatın anlamsızlığı karşısında ne yapmamız gerekir? Bunu fark edince intihar mı etmeli yoksa baş mı kaldırmalı?” gibi düşünceleriniz varsa, cevabını ve daha çeşitli soruları kitapta bulabilirsiniz.

Sisifos Söyleni kısa bir kitap gibi görünse de kolay okunabilecek bir eser değil. Tahsin Yücel çevirisi de anlamayı zorlaştırmış. “Absürd” kelimesini ‘uyumsuz’ olarak çevirmesinden tutun, sözlükte anlamı olmayan kelimeler kullanmasına kadar, okurun sabrı sınanmış. Tahsin Yücel'in kendi kitapları nasıldır, yaptığı edebiyatı bilmiyorum ama çevirisinden hoşlanmadığımı söyleyebilirim.  Bildiğim kadarıyla Sisifos Söyleni’nin başka çevirisi de yok.


Çeviriyi okuyup anlamak, Ferhat’ın dağları delmesi gibi bir olay olsa da, o dağı deldim! İyi ki okudum! Yine de felsefe okumak isteyenlerin, ilgisini çekenlerin önüne dağ koymak niye? 

Camus okumaya Yabancı’yla devam etmek istiyorum, araştırdığım kadarıyla denemelerin roman haliymiş.

Keyifli okumalar. 😉

fondü, kağıt salıncak, kahve, kitap, yorum


“Kendini öldürmek, bir anlamda, melodramlarda olduğu gibi içindekini söylemektir. Yaşamın bizi aştığını ya da yaşamayı anlamadığımızı söylemektir.”

“Büyük duygular evrenlerini kendileriyle birlikte dolaştırırlar, görkemli ya da düşkün.”

“Tüm büyük eylemlerin, tüm büyük düşüncelerin önemsiz bir başlangıcı vardır. Büyük yapıtlar çoğu kez bir sokağın dönemecinde ya da bir lokantanın kapısında doğar.”

“Bu dünyayı bana bir imgeyle açıklıyorsunuz. O zaman dönüp dolaşıp şiire geldiğinizi anlıyorum…”

“Sevmekle iş bitseydi, her şey fazlasıyla basit olurdu.”

“Bir insan söylediği şeylerden çok söyleyemedikleriyle insandır. Söyleyemeyeceğim çok şey var.”

“Dünya apaçık olsaydı, sanat olmazdı.”



20 yorum:

  1. Yazarın okuduğum ilk kitabı Yabancı adlı eseriydi. Hayran kalmıştım. Tüm eserlerini okumak istediğim yazarlardan biri. Bu nedenle kitap yorumunu merakla okudum. Bu kitabını da en kısa zaman da okumak istiyorum. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güneşim,
      Yabancı'yı okuyacağım ben de, sırada bekliyor :D Keyifli okumalar :))

      Sil
  2. Özellikle böyle edebi eserlerde düzgün çeviriler çok önemli. Çevirmenin kitabı sıkıcılaştırmasına (sanırım yeni kelime buldum :D) üzüldüm ama azmini de takdir ettim. Yazarı okusam mı hala karar veremedim. Tamamen benle alakalı, sanki ısınamayacakmışım gibi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Belle'nin Kütüphanesi,
      Yeni kelimeni sevdim :D Bence hazır olduğunu düşündüğünde başla :))

      Sil
  3. Çeviri gerçekten çok önemli kitaplarda. Keşke biraz daha dikkat edilse bu konuya ama işte olmayınca da elinden bir şey gelmiyor okuyucunun. Geçen yıl kitap fuarında yazarın Yabancı isimli kitabını almayı ve yıl içinde okumayı kafama koymuştum ancak bir kitabını alsam da o kitabı Yabancı değil(miş) malesef. Stand görevlisi saolsun (çünkü ona Yabancı'yı verdiğimi biliyorum) ne hikmetse Yabancı yerine Düşüş'ü koymuş poşete. Eve geldiğimde kardeşim fark etti kitabı. Ama ben hala öyle bir kitap almadığım konusunda diretiyorum. Sonra kapağına baktım ve hazin gerçekle karşılaştım. Sonrasında da kitaplığımda kaldı öyle kitap. Yazarın o kitabını da okuyacağım tabi ama okuyacağım ilk kitabının Düşüş olmasını da istemiyordum. Bu da böyle bir anımdır işte :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İlkay Özgür,
      Keşke daha dikkatli olsaymış :D Olsun, Yabancı'yı alıp önce onu okursun, sonra Düşüş'e geçersin :D

      Sil
  4. Yazarı sevsem de her konuyu okumaya katlanamıyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Acemi Demirci,
      Olsun ki :)) Sevgiler :))

      Sil
  5. Ben yalnızca Yabancı'yı okudum ama bu kitabı da sevebilirim.

    Tahsin Yücel'e gelirsek kendi yazdığı Gökdelen'i okudum mükemmeldi, çevirilerinden de herhalde on taneye yakın okumuşumdur sadece Son okuduğum Romain Rolland'ın Tolstoy'un Yaşamı kitabının çevirisinde keşke bu kadar türkçeleştireceğim diye çabalamasaydı diye düşünmüştüm, diğerlerinde sorun yoktu. Sanırım dilimize dolan yabancı kelimelere bir tepki bu.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gül Akça,
      Kitap kesinlikle güzel ama başka bir çeviriden okumayı da isterim :)) Tepkisini bir dereceye kadar anlayabilirim ama günümüzde hiç kullanılmayan/kullanılmayacak kelimelerle çabalamayı anlamıyorum. Bir ara TDK'da böyle bir deneme yapmıştı, olmamıştı :))

      Sil
  6. “Hayatın anlamsızlığı karşısında ne yapmamız gerekir?Bu benim de zaman zaman çok üzerinde düşündüğüm bir şeydir.İyi soru :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Daha Mutlu Yaşam,
      Ben de genelde neden bu kadar anlamsız diye sorarım :D

      Sil
  7. Bu kitap benim de okumak istediklerimden. Okuduğum bir kitapta bu kitaptan alıntı yapmıştı yazar. Albert Camus'a karşı nötrüm. Daha önce Yabancı'yı okumuştum, bayıldığımı söyleyemem. Sevmedim de diyemem.Tahsin Yücel sanırım sözcükleri Türkçe'leştirmeyi denemiş :-)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir Kitap Hırsızı,
      Yabancı'yı okumak istiyorum ben de :)) Denemiş ama benim gözümde olmamış :D

      Sil
  8. Malesef bazı yazarlar yabancı yerine Türkçe kelime kullanmak adına eseri anlamayı zorlaştırıyor, tebrikler diyorum dağları delişine:)) yine de eser ilginç görünüyor, keyifli okumalar, sevgiler:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eren O,
      Denemeleri sevdim ben de ama daha rahat okumayı tercih ederdim :D Bir de bence kullandığı Türkçe kelimeler, yabancı kelimenin anlamını karşılamıyordu. :/ Sevgiler benden :))

      Sil
  9. Ben de çok sevmiştim bu kitabı, tekrar okuyasım geldi blogcan 😃

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kalem Fili,
      Tekrar çevrilse de, rahatla okusak kuzum :D

      Sil
  10. Yillar önce okumustum hiç aklimda kalmamis konusu.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Derya,
      Unutuluyor zamanla, keşke hep aklımızda kalsalar :))

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...