Doğan Kitap
171 sayfa
|
Küçük bir kız düşünün. Halasının yanında kalıyor. Resimlerden
tanıdığı bir babası var. İnsanlar onu Elif olarak değil, Yılmaz Güney’in kızı
olarak görüyor.
Evet, Elif Güney Pütün Çirkin Kral’ın kızı.
Bazı çevrelerine karşı çok iyi, cesur, idealist olan karakterler,
ailelerine karşı bu davranışları sergilemeyebiliyorlar. Özel yaşamlarında aynı
bütünlüğü sağlayamıyorlar
Bence Yılmaz Güney de böyle bir baba.
Yeri geliyor kitapta kızına dediklerine inanamıyorsunuz.
Davranışları, Elif kadar sizi de üzüyor.
Yazar, kitabıyla bir hayli eleştiri topluyor çünkü Yılmaz Güney
simgesini karalayacağı düşünülüyor. Bence sadece Yılmaz Güney’e başka bir boyut
ekleniyor: dava adamlığı + babalığı.
Elif Güney Pütün kendi küçüklüğünü ve anılarını oldukça gerçekçi
yazmış. Okurken, çocukluğuna gidiyorsunuz ve siz de hissediyorsunuz.
Yılmaz Güney’i başka bir açıdan daha görmek istiyorsanız kitabı
okuyabilirsiniz.
“Belki erkek olsaydım seçim hakkım olurdu.
Beceremedim.”
“İnsanların, öyle “seviyorum” demekle, sevilebileceğini mi sanıyorsunuz?”
“Birbirimizin yanından geçtik, bir günden bir güne geçer gibi.”