harry potter sorgusu için yayınlar alaka düzeyine göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Tarihe göre sırala Tüm yayınları göster
harry potter sorgusu için yayınlar alaka düzeyine göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Tarihe göre sırala Tüm yayınları göster

18 Eylül 2016 Pazar

59) HARRY POTTER AND THE PHILOSOPHER'S STONE - J.K. ROWLING


Bloomsbury
332 sayfa


Harry Potter’a olan aşkım bilinen bir gerçek lakin bugüne kadar hep çevirisini okudum, filmlerini altyazılı izledim.

Orijinalini okumak da daima hayalimdi.

Hazırlıktayken, finallerin speaking sınavında sunum yapmamız gerekiyordu. Konu serbestti. Ben de Hogwarts’ı seçtim. Bu yüzden Harry Potter and the Philosopher’s Stone’u aldım ama sadece okulun tanıtıldığı kısımları okudum.

Bu yaz, UK’a gidip, Harry Potter’la ilgili çoğu yeri gezince kendime güvenimi kazandım.

Veee wingardium leviosa! :D

Orijinal dilinde okuyabildiğim için çok mutluyum.

Ayrıca dönerken dört Harry Potter kitabı da sırt çantamda benimleydi. Hogwarts’a gidemesem de, Hogwarts’ı eve getirebildim. :D


“Books! And cleverness! There are more important things – friendship and bravery (…)”

“After all, to the well- organised mind, death is but the next great adventure.”

“Fear of a name increases fear of the thing itself.”


“There are all kind of courage. It takes a great deal of bravery to stand up to our enemies, but just as much to stand up to our friends.”


8 Eylül 2016 Perşembe

55) HARRY POTTER AND THE CURSED CHILD - JOHN TIFFANY&JACK THORNE


Little Brown
343 sayfa

İki ayın sonunda, Harry Potter kitabıyla, çok özlediğim bloguma merhaba demek istiyorum. :D Birleşik Krallık HP severler için tam bir cennet… Özellikle Cursed Child’ın ben İngiltere’deyken çıkması ve koştur koştur Heffer’s Bookshop’a gitmem unutulmaz anılarımdan biri. :D

Cursed Child aslında bir tiyatro oyunu ama izlemek bana kısmet olmadı. –izleseydim, oyunculardan hoşlanmadığım için beğenmeyebilirdim-

Cursed Child ‘on dokuz yıl sonra gelen sekizinci kitap’ olarak tanıtıldı. İngilizcesi basit, bir çırpıda okunabiliyor.  

Kahramanlarımız, Harry’nin oğlu Albus ile Draco’nun oğlu Scorpius, Hogwarts treninde tanışıyorlar. Biliyorsunuz, trende kurulan dostluklar kalıcı oluyor.

Kitap Üçbüyücü Turnuvası üzerine kurulu diyebilirim. Favori kitabı Ateş Kadehi olanlar için, iyi haber. :D

Cursed Child, bir Rowling kitabı değil evet, ama ben yine de sevdim! Tempo asla düşmedi ve merakla okudum. -Ron'un çıktığı kısımları ayıla bayıla, özlemle, gülümsemeyle... okuduğumu itiraf edeyim-

Harry Potter okumak veya izlemek benim için kadim dostlarımla buluşmak gibi… Çocukluğumdan beri benimle birlikteler ve birlikte olacaklar…



1 Aralık 2016 Perşembe

78) HARRY POTTER AND THE PRISONER OF AZKABAN - J.K. ROWLING

j.k. rowling, kağıt salıncak, blog yorumu

Bloomsbury
462 sayfa


Harry Potter serisini İngilizce olarak okuma girişimime üçüncü kitapla devam ediyorum: Harry Potter and the Prisoner of Azkaban.

Kitaba Bilge’yle başladık –ben birazcık geç kalmış da olabilirim-. O Türkçelerini okuyor, ben de İngilizcelerini okuyorum. Bu yüzden de bitirmem daha uzun sürdü.

Azkaban Tutsağı, çok sevdiğim iki karakterin seriye girmesi açısından benim için önemlidir. Tahmin ettiğiniz gibi bu kişiler Sirius ve Lupin. Ayrıca Hogwarts okul hayatını da anlatan en iyi kitap bence.

Dile değinecek olursam, ilk iki kitaba oranla beni biraz daha zorladı. Rowling git gide büyüklere hitap etmeye başlıyor… 😺

Kitabı bitirmemin ardından filmi de tekrardan izledim.

HP dünyasıyla hala tanışmamışsanız çok şey kaybediyorsunuz. Hemen başlayın 😍



“Don’t let the Muggles get you down!”

“That suggests that what you fear most of all is- fear.”

“Never trust anything that can think for itself, if you can’t see where it keepsits brain.”


“People can be a bit stupid abou’ their pets.”


31 Aralık 2016 Cumartesi

ÖZET 2016


2016 yılının da sonuna geldik. Her şey gibi, bu yıl da bitti. Peki Salıncak 2016’yı nasıl geçirdi?

Öncelikle 108 post yazmışım. Bu 108 posttan 84’ü kitap yorumu. Geri kalanı da film, yaşamdan kareler başlıkları altında dağılmış.

Ayda 7 kitap okumuşum. Toplam 84 kitap ve 28.666 sayfa. Bu da günlük 78 sayfaya tekabül ediyor. En çok sayfa okuduğum ay Şubat: 4.324. En az ise Ağustos, hiç okumamışım. Nedenini devamında anlatacağım. 👇



Bloga girdiğim kitap yorumları dışında, Death Note serisini okudum. İlk kez manga okumama rağmen çok sevdim. Animesini de izlemek istiyorum ama önce Naruto’yu bitirmem lazım. Umarım 2018’e kadar biter. 😄 Not: Seri 13 kitaptı.

Bir de bu sayılara eklenmeyen Birhan Keskin’den Fakir Kene var. Kim Bağışlayacak Beni kitabının hemen ardından okumuştum ama bloga girmeyi unutmuşum. Kendisi sevdiğim şairlerden birisi, biliyorsunuz.

Mangaları ve Fakir Kene’yi eklersek 98 kitap oluyor.

Blogda en çok görüntülenen postum Uzak Doğu Mutfağı / Sopung- Kore Pasta ve Yemekleri olmuş.

 

Blogumun instagram adresine bakarsak:


Takip etmek isterseniz: kagitsalincak

 

İstatistiklerimiz buraya kadardı. 😇 2016 genel olarak benim için iyi bir yıldı. Çocukluğumdan beri hayalim olan şeyleri, gerçeğe dönüştürdüm. Genel olarak bakarsak:

 

Hayatımın bir döneminde adada yaşamak isterdim. Bunu yapamadım ama kalmaya gittim. Büyükada’da güzel anılar biriktirdim.

 

Masumiyet Müzesi’ni merak ediyordum, kitabı okuyup müzeye gittim.


United Kingdom, kağıt salıncak, gezi


Ve yılın en büyük olayı iki aylığına İngiltere’ye gitmem oldu. Beş yıldız veriyorum. 💫 Harry Potter okumaya başladığımdan beri –çocukluğum demek oluyor- İngiltere bilinçaltıma yerleşmişti. Bu iki ay içinde, elimden geldiğince gezdim. Harry Potter Studio’ya gittim, Hogwarts’da olmaya en yakın deneyimimdi. İskoçya hep görmek istediğim bir ülkeydi ve Edinburgh’a gittim. –Edinburaaooooh şeklinde bir telafuzu var ki öğrenene kadar, okuldaki İskoç hocamız atarlanmıştı.- Edinburgh en beğendiğim şehirlerden biri oldu ve HP’nin yazıldığı yeri görmek harikaydı. Sonuç olarak: Bath, Oxford, Brighton, Durham, Ely, Canterbury, Londra, Salisbury ve York’u gezdim. Dostluklar kurdum. En sevdiğim öğretmen olan Alex’le tanıştım. 😏



İngiltere’den dönerken yanımda Harry Potter’ın 4 kitabını ve Cursed Child’ı getirdim. Böylece orijinallerini okuma isteğimi gerçekleştiriyorum.

Fantastic Beasts çıktı ve benim için yılın filmi oldu. HP temalı bir yıl geçirdim. 💙

Kitap Eylemi, Kero ve ben Ferhangi Şeyler’e gittik. Kitaplarımızı imzalattık. İyi ki gitmişiz.



Eveeet, 2016 özetim böyle. Ülkem için güzel bir yıl olmasa da; benim sevindiğim anlar, üzüldüklerimden fazlaydı.

Umarım 2017 daha güzel olur. Bol kitaplı, gülmeli olur…


2015 sonu düşüncelerime bakmak isterseniz: Tık


1 Ekim 2016 Cumartesi

63) HARRY POTTER AND THE CHAMBER OF SECRETS - J.K. ROWLING

kağıt salıncak kitap yorumu

Bloomsbury
360 sayfa

Harry Potter serisini orijinal olarak okumaya devam ediyorum. İkinci kitap da bitmiş bulunmakta.

Harry, Ron ve Hermione’nin Hogwarts’daki ikinci yıllarını okumak hala heyecan verici. :D

Sırlar Odası / Chamber of Secrets’ın en güzel yanı, benim için, Dobby ile tanıştığımız kitap olması. HP’yi ilk kez okuduğumda, kitabın birinci bölümünde karşımıza çıkan mini minicik ev cini Dobby’i bu kadar seveceğimi düşünmemiştim.

Tasarıma gelirsek benim Türkçe serim, YKY’nin eski kapaklı hallerinden oluşuyor. Aslında yeni kapakları daha çok beğeniyorum ama çizimlerin aşırı spoiler içerdiği de bir gerçek.

Kitabı okurken, hızlıca ilerleyeyim istiyorum ama bitince üzülmekten kendimi alamıyorum.

SPOILER

Kitapta Tom Riddle yani Lord Voldemort ile tanıştık. Edinburgh’dayken anlatılana göre, Rowling serideki bazı isimleri Greyfriars Kirkyard’dan seçmiş.




McGonagall ve Tom Riddle da bu isimlerden. 


“Bed rest and perhaps a large, steaming mug of hot chocolate. I always find that cheers me up.”

“It is our choices, Harry, that show what truly are, far more than our abilities.”


22 Aralık 2017 Cuma

109) FANTASTİK CANAVARLAR NELERDİR, NEREDE BULUNURLAR? - J.K. ROWLING

özel resimli basım

Resimli Özel Basım
Yapı Kredi Yayınları
Çeviri: Sevin Okyay – Gül Sarıoğlu
135 sayfa


Düşünün ki sabah muggle gibi okula gidip siyaset, hukuk, iktisat falan görüyorsunuz ama akşam eve dönünce sizi muhteşem fantastik bir dünya bekliyor.

‘Fantastik Canavarlar Nelerdir, Nerede Bulunurlar?’ın Hogwarts’da ders olduğunu göz önüne alınca, hayat gerçekten adil gelmiyor.

Yine de, ufak gelişmeler de yok değil! Middlebury’den Stephen Deets lisans öğrencilerine Harry Potter’ı kullanarak ders anlatıyormuş.* Buradan kendi hocalarıma da, Stephen Deets’i örnek almaları gerektiğini söylemek istiyorum.

resimli özel basım

Hogwarts will always be there to welcome you home


Kitaba dönersek, daha önce Fantastik Canavarlar’ın resimsiz ve küçük edisyonunu okumuştum, ancak her canavarı hayal etmem mümkün olmamıştı. Çizimli halini bu nedenle çok beğendim. Hatta her HP kitabı okuduğumda dediğim gibi “Dünyanın en güzel kitabı!” diye Kitap Eylemi’nin başını birazcık şişirmiş olabilirim.

İlkokuldan beri Harry Potter’ı defalarca okumuş biri olarak, bu serinin yaşı olmadığını düşünüyorum. Harry, Ron ve Hermione benimle büyüyen, yıllardır yanımda olan dostlarım gibiler.

Tam olarak bu yüzden kitap okudukça hayatta asla yalnız kalmayacağız. Her zaman bizimle birlikte olan, başka insanların fark edemediği, bize özel yoldaşlarımız olacak. Kitaplar hayatı çekilebilir kılıyor, sizce de öyle değil mi?


Fantastik Canavarlar hakkında diğer yazılarım:



14 Aralık 2018 Cuma

FANTASTIC BEASTS THE CRIMES OF GRINDELWALD THE ORIGINAL SCREENPLAY - J.K. ROWLING

60
Little, Brown
287 sayfa

Bu kitabın yorumunu kafanızda Harry Potter giriş müziğiyle okumanızı tavsiye ediyorum çünkü ben de zihnimde dinleyerek yazmaya devam ediyorum.

Yorumum biraz gecikmeli olsa da, sonunda Fantastic Beasts: The Crimes of Grindelwald’a kavuştuk. Fragmanlarını izleyip, galalarını takip ederek geçen günler nihayete ulaştı.


Kitabı yayınlandığı gün gidip aldım. Girdiğim ilk kitapçıda yoktu, diğerinde ise sadece 4 kopya ellerine ulaşmıştı. Rafa bile koymamışlar! Neyse, önemli olan benim kitabıma kavuşmamdı.

Filmi kitabı okumadan izlediğim için, okurken kendimce eksiklikleri keşfedebildim. Mesela Tina’nın - Katherine Waterson- senaryodaki duyguları aktaramadığını keşfettim. Bana Ginny ile aynı hissi veriyor. Kitaplardaki Ginny’i çok sevmeme rağmen, filmdeki Ginny bana sönük geliyor.



Belirtmeliyim ki kitap filmin birebir kopyası, senaryoyu süsleyip, çizimler ekleyip basmışlar. Kapağa ve çizimlere bayılmama rağmen, biraz fazla israf olmamış mı sorusu da aklımdan geçmedi değil.

Filmde/kitapta en sevdiğim sahneler Hogwarts’ı gördüğümüz anlar oldu. Eve dönmek gibiydi. Sinemada arkadaşım Melly ile birbirimize bakıp gülümsediğimizi hatırlıyorum. Sanıyorum ki her Harry Potter seven bu hissi yaşamıştır. (Peki kıyafetleri neden değiştirdiniz???)



Filmde neleri sevmedim? Jude Law, Dumbledore olarak seçildiği zaman bu karardan hoşlanmamıştım ve beni yanılmadı. Dumbledore’un muzip ama bilge karakterini yansıtabildiğini düşünmüyorum. (İtalyan versiyonunda Dumbledore’un adının Albus Silente olduğunu biliyor muydunuz?)Johnny Depp’in Grindelwald olmasını da istemiyordum lakin filmdeki performansını beğendim.

Filmin genel olarak aksiyon seviyesi düşüktü ve sonu beni çok tatmin etmedi.

Yine de, her şeye rağmen büyük bir heyecanla izledim ve kitabı okudum. Muhtemelen gelecekte tekrar tekrar izlemeye devam ederim…


“I can’t move against Grindelwald It has to be you.”

Not: Floransa’da altyazılı film izlemek istiyorsanız Odeon güzel bir tercih olabilir.

Not 2: Eddie Redmayne’ı çok sevdiğimden bahsetmeyi unutmuşum ama bunu zaten biliyorsunuz.



26 Şubat 2017 Pazar

Mim: Uyarlamaca ve Aklımda Deli Sorular

Sevgili blogcanlarım beni mimlemişler. Yorum Atölyesi’nin sahipleri Sümeyye ve Esma yeni mim tasarlamışlar: Uyarlamaca. Kağıttan Dünyam ve Devrik Cümleler’in yazarları da beni Aklımda Deli Sorular’a mimlemişler. Hepinize çok teşekkürler. 💕

Ben de iki mimi beraber cevaplamaya karar verdim. O zaman başlayalım! :D



Uyarlamaca

1)Uyarlama dizi/film seyretmeyi sever misiniz? Ne sıklıkta uyarlama dizi film seyredersiniz?

Uyarlamaları izlemeyi severim ama genelde sonuçtan pek memnun kalmam. Önce kitabı okuyup, sonra filmi/diziyi izlemek tercihimdir ama bazen filmlerin de bana kazandırdıkları kitaplar olabiliyor. İzleme sıklığım ise, uyarlaması olan kitap okuma sıklığıma bağlı. :D

2)Şu zamana kadar en sevdiğiniz veya başarılı bulduğunuz uyarlama film hangisiydi? Cevabı neye göre verdiniz?

En sevdiğim uyarlama tabii ki de Harry Potter. Bazı karakterler –Ginny gibi- hayalimdeki tiplemeye uymasa bile, kitapların beyaz perdeye ustaca aktarıldığını düşünüyorum. Seride hissettiğim Harry – Ron – Hermione üçlüsündeki uyumu filmlerde de hissettim. Ne güzel dostlukları vardı değil mi?



3)Şu zamana kadar en sevmediğiniz veya başarısız bulduğunuz, uyarlamayı yapanlara "neden yaptınız bunu neden?" diye sorduracak uyarlama film hangisiydi? Neden böyle düşünüyorsunuz?

Hoşlanmadığım başka uyarlamalar da vardır ama soruyu okuduğumda aklıma Açlık Oyunları ve Bayan Peregrine’in Tuhaf Çocukları geldi.

Açlık Oyunları’nda oyuncuları sevememiştim, hiçbiri düşündüğüm gibi değildi. Kitaplarını –son kitabı hariç- bayılarak okumuştum. Böyle bir seriye daha kaliteli filmler gerekirdi.

Bayan Peregrine’e gelirsek, filmde karakterlerin yeteneklerinin değiştirilmesi beni rahatsız etmişti. Kitaba da bağlı kalmamışlardı. Uyarlama olmasaydı, süper bir filmdi derdim ama üzgünüm.

4)Şu zamana kadar en sevdiğiniz veya başarılı bulduğunuz dizi uyarlaması hangisiydi? Neden?

Pride and Prejudice / Aşk ve Gurur’un 1995 yapımı dizisi diyebilirim. Kitapla bire bir gibiydi ve Mr. Darcy yine gönülleri fethetti. :D

Ayrıca Çalıkuşu’nun 1986 yılında çekilmiş dizisini de severim. Kitaba sadık kalarak yapılan başarılı bir uyarlama olmuş.

Sherlock, Legend of the Seeker gibi dizileri de cevabıma ekleyebilirim. Son olarak masallara alternatif yol sunan Once Upon a Time’ı da çok seviyorum.



5)Şu zamana kadar en sevmediğiniz veya başarısız bulduğunuz uyarlama diziyi nedenleri ile birlikte söyler misiniz? 

The Vampire Diaries ve GoT bu gruba girebilir. Oyunculardan gereken elektriği alamadım, okurken hayalini kurduğum karakterlerden çok farklılar.

6)Diziye veya filme uyarlansa çok güzel olurdu, kesin izlerdim, uyarlanmasını isterdim dediğiniz bir kitap var mı?

Monte Cristo Kontu’nu okurken dizisi çekilse süper olur diye düşünmüştüm. Kaliteli bir yapım olursa, kitaba da bağlı kalınırsa zevkle izlerim.



Aklımda Deli Sorular

1)Almaktan vazgeçemediğin bir şey var mı?

Zor bir soru :D En çok aldığım şey kitap, vazgeçmek istemem ama gün gelirse durumlar değişirse kütüphaneden de kitap okuyarak devam edebilirim. Bu yüzden bayat bir espri olsa da nefes demek istiyorum. :D

2)Büyük, kocaman bir acı hissettin mi?

Sanırım hayır, umarım hissetmem. :D Ama şu an boğazım ağrıyor, büyükçe miktar gribim acı grubuna girebilir bence. :D

3)Altın günlerine dair korkunç bir anın var mı?

Benim korkunç anım çocuk bakmak.

Buradan gün katılımcılarına duyuru yapmak istiyorum. Lütfen, çocuğunuzu torununuzu torbanızı güne getirmeyin. Getiriyorsanız da sorumluluğunu alın. Sizin yüzünüzden “sevimli, asla yaramazlık yapmaz” çocuklardan çok çektim. Ufaklıklarla uğraşmayı sevsem, ilkokul öğretmenliği yazardım ama gördüğünüz üzere yazmadım. Tekrar belirtiyorum, sürekli mızmızlanan, ağlayan, şımarık torunlarınızı benden uzak tutun. :D



4)Özel bir yeteneğin olsa ne olmasını isterdin?

Şu an süper iyileşme gücü istiyorum. Siz de fazlalık var mı? :D

5)"Etraf ne der" diye düşünmeden hareket edebilir misin?

Duruma göre değişiyor. Ama genel olarak yaşadığım sosyal çevre ve kültürümüz insanı düşünmeye itiyor.

6)Hangi mevsimi seversin?

Her mevsimden şikayet etme yeteğine sahibim ama yazın şikayet edecek daha çok şey buluyorum. :D Kışın kar gibi mükemmel bir misafir dünyayı ziyafet ettiğinden kış diyeceğim galiba. :D



7)Blog yazmak sana ne kattı?

Daha düzenli kitap okuyorum ve eski okuduklarım hakkında ne düşündüğümü kolaylıkla bloguma bakarak hatırlayabiliyorum. Ayrıca çok sevdiğim blogcanlarla tanıştım.

8)En sevdiğin dizi, film, animasyon ve kitap hangileri?

Böyle sorulara cevap verirken çok zorlanıyorum. Bu yüzden son bir ayda izlediklerime ve okuduklarıma göre cevaplayacağım.

Dizi: Sherlock
Film: Cehennem / Inferno
Animasyon: Ters Yüz / Inside Out
Kitap: Monte Cristo Kontu

9)Düşlediğin hayatı yaşayabildin mi?

Hayır ama belki de düşlediğim hayatı yaşasam, yine başka bir hayat düşlerdim. Bunun sonu yok. :D

10)Gece yarısı uyanıp sevdiğiniz birinin nefesini dinlediniz mi?

Hayır, gece uyanırsam ‘hemen tekrar uyumam lazım’ düşüncesiyle gözlerimi kaparım.



Sonuna kadar okuyabildiniz mi bilmiyorum :D

Aklımda Deli Sorular mimini yapmayan var mı emin değilim, henüz yapmadıysanız mimlendiniz. Uyarlamaca’nın şanslı kişileri ise Devrik Cümleler, Kağıttan DünyamKitap EylemiMinerva’dan Notlar, Kore Fenomeni. Mimi diğer cevaplamayanlar da mesajı aldılar sanırım. :D


14 Kasım 2015 Cumartesi

34. Uluslarası İstanbul Kitap Fuarı


Rüyama bile giren TÜYAP’a sonunda gidebildim. “Sabreden derviş muradına ermiş.” diyen atalarımıza güvenmek lazımmış!

Günü başa saralım. Saat 8 civarlarında, sınava gitmek için uyanmışken ne fark ettim? Boğazım şişmiş! Kabus olduğunu düşünüp, geri yatmayı planlarken alarmım tekrar çaldı ve olan umudumu da yok etti.


Aksilikler daima art arda gelir. Sınavım da kötü geçti. Dertler beni yıkamaz modunda TÜYAP’a doğru yola çıktım. Metrobüste uzun saçlı erkek görüp şoka girmiş teyze dışında, olaysız sakin bir yolculuk geçirdim. (Hem de küpesi varmııış, inanabiliyor musunuz?)


TÜYAP’da arkadaşımda buluşup, kitapların içine balıklama atladık.

Fiyatların çok pahalı olduğundan yakınırken, Hasan Ali Yücel serisini görünce, nutkumuz tutuldu. Bu seriye bayılıyorum! Hepsi benim olsun diyerek tüm kitapları kucaklayacaktım ama görevlilere şok yaşatmak istemedim.

Hafta içi olmasına rağmen TÜYAP çok kalabalıktı. Okullar öğrencilerini getirmiş, mini mini gezen bir sürü çocuk mevcuttu. Gezerken kitaplardan çok, yerlere oturmuş çocuklara dikkat etmeniz gerekiyordu.


Aziz Nesin 100 Yaşında etkinliğine katıldık. Genco Erkal oynuyordu. Kendisi Nazım Oratoryosu’yla beni benden almıştı. Bugün de kendine hayran etti.



Ardından Aziz Nesin Sergisi’ni de gezdik.


Bunlar arkadaşımın kitapları ve dergisi. Futbol sever olduğu için Socrates’i gördüğü gibi aldı. Ortak kitaplarımızı aynı anda okumaya karar verdik.


Bunlar da benimkiler. Koyu bir Harry Potter sever olarak Ozan Beedle’ın Hikayeleri’ni okumak için bu kadar geç kalmak beni üzdü.


Kötü başlayan günü, güzel bitirdik. Umuyorum gelecek TÜYAP’lar vize haftama denk gelmez ve indirimi bol olur.