İş Bankası Kültür Yayınları
Çeviri: Sabahattin Eyüboğlu, Vedat Günyol, Mina Urgan
244 sayfa
|
“Ütopya, ütopik” gibi kavramları günlük hayatımda bolca
kullanırım. Bu kelimeleri insanlığa kazandıran kitabı okumak da artık farz
olmuştu.
Utopia, her şeyin mükemmel olduğu bir ada. Kitapta bu adanın
şehirleri, yönetimi, bilim, sanat ve uğraşları, yaşayışları, ceza sistemi,
savaş sistemi ve dinleri anlatılıyor. Yani ideal devleti temsil eden Utopia,
her açıdan ele alınıyor.
Yazarımız Thomas More Katolik inanışa sahip bir devlet adamı. Katolik
olduğunu belirtiyorum çünkü o dönem de Katoliklerin boşanması oldukça zor,
imkansızdı. Oysa kendisi Utopia’da boşanmaya yer verir. Yaşadığı çağda kadınlara pek önem verilmezdi. Küçük
kızlar iyi bir eş olsun diye yetiştirilirdi. Lakin More kızlarını okutmaya
çalışıp, bilgili insanlar olmaları için çabalamıştır.
1516’da yazdığı eseri Utopia’da özel mülkiyete karşı çıkar.
Birçok açıdan sosyalist bir devlet düzenini anlatır. Örneğin Utopialılar her on
yılda bir evlerini değiştirirler. Bu Utopia’nın hoşuma giden kurallarından
biri.
Marx’da bu kitaptan etkilenmiştir. Ben de etkilendim. Üzerinde
uzun uzun düşündüm, okuyan arkadaşımla tartıştık. Özümsedim.
Kitabın İş Bankası’ndan çıkan versiyonu –yani bendeki- İngilizce’den
çevrilmiş. Ama Utopia Latince olarak yazıldı. Bu yüzden Latince’den
çeviri için Alfa Yayınları’nı tavsiye edebilirim. İleride ben de kitabı Alfa’dan
tekrar okuyacağım.
Ayrıca İş Bankası’nın basımında sayfa 109’dan itibaren Mina
Urgan’ın 'Thomas More’un Yaşamı ve Utopia’nın İncelenmesi' kitabı yer almakta.
More’un hayatını öğrenmem için faydalı oldu lakin yer yer sıkıcılaştığını belirteyim.
Bunlar dışında yayınevinin çevirisini, basımını beğendim.
İyi okumalar... :D
İyi okumalar... :D
“Kolay kolay bulunmayan şey, doğrulukla, akıllıca düzenlenmiş
bir toplumdur.”
“Malın mülkün kişisel bir hak olduğu, her şeyin parayla
ölçüldüğü bir yerde toplumsal adalet ve rahatlık hiçbir zaman gerçekleşmez.”
“Nasıl oluyor da bir eşek kadar bile kafası işlemeyen vicdansız,
ahlaksız, budala zenginin biri, sadece birkaç torba altını var diye, akıllı
dürüst bir sürü insanı buyruğu altında köle gibi kullanabiliyordu.”
“Bütün öteki ulusların tersine, savaşta kazanılan şerefi
şerefsizliğin ta kendisi sayarlar.”

