29
Can Yayınları
Çeviri: Nihal Yeğinobalı
491 sayfa
|
Çılgın Kalabalıktan Uzak okumayı çok istediğim ama bir süredir kitaplığımda bekleyen kitaplardan birisiydi. Cansu’yla ortak okuma listemize almıştık. Korona vakalarının görülmesi ve bizim evde durmaya başlamamızın üzerine kitaplıkta gözüme çarptı. Adı biraz da bizim karantina durumumuzu yansıtıyor gibiydi, konusunun alakalı olmadığını biliyorum ama yine de bugünlerde okumak istedim.
Babaannemin anlattığına göre küçükken hep çiftliğim olsun
istermişim çünkü evde hayvan bakmama izin vermiyorlardı. Ben de çat pat bu
isteğimi hatırlıyorum. İçinde at, kedi, köpek, keçi vs. olacaktı. Bunun kitapla
bağlantısı şu ki olaylar çiftlikte geçiyor. Çılgın Kalabalıktan Uzak’ta
pastoral betimlemeler harika, insan kendini Weatherbury köyünde gibi
hissediyor. Altı çizilecek çok yerinde tespitler de var.
Kitap genel olarak bir kadın ve üç erkek karakter etrafında
dönüyor. Karakterlerden sadece Gabriel Oak’ı sevdim. Canım Gabriel, sen çok
daha iyisini hak ediyordun! Kadın karakterimiz Batsheba genelde beni delirtti.
Gabriel altın bu kitapta, altın!
Çeviri Nihal Yeğinobalı’ya ait, çevirilerine pek severim.
Kendisini yakın zamanda kaybettik. :(
Çılgın Kalabalıktan Uzak, olay örgüsünden çok yazarın kalemi
sayesinde sevdiğim bir eser oldu.
Sağlıkla ve kitapla kalın!
“Bir
şeye yüz yüze, açıkça baktığımızda bile, gözlerimizin alıp getirdiği
izlenimleri içimizdeki istek ve gereksinimlere göre renklendirip
biçimlendiririz.”
“Duygulu
kişiler her durumda nesnel olmaktansa, “Acaba kusur bende mi?” diye kuşkuya
düşmekte birebirdirler.”
“Aşk,
duyguyu kabartırsa da dinç kafayla düşünme yeteneğini eksiltir.”
“Aşk,
katı, gündelik gerçek yığınlarının arasındaki çatlaklarda yeşerir.”