james bowen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
james bowen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Nisan 2020 Perşembe

BOB'UN ARMAĞANI - JAMES BOWEN

30
Yabancı Yayınları
Çeviri: Seda Çıngay
151 sayfa

James’i ve Bob’u seviyorum. Birlikte başardıkları şeyler hayranlık uyandırıcı. Okurken insana umut veriyor, içini ısıtıyor. Sevginin insanın hayatını değiştirebileceğini gösteriyor. Ancak…

Bu James’den okuduğum üçüncü kitap ve hatırlarsanız Bob’un Dünyası yani ikinci kitapta da aynı şeyden şikayet etmiştim: Kitaplar birbirinin tekrarı gibi. Aynı kitabı 3 kez okumuş gibi hissediyorum. Giriş kısmında her zaman Bob’dan önceki hayatını, Bob’la tanışmasını anlatıyor ve bu sayfalarca sürüyor.

Bob’un Armağanı aslında güzel bir Christmas kitabı olabilirdi, Bob’la bugünkü hayatını anlatsa ya da diğer kitapları okumamış olsam.

Kitabın mutluluk aşıladığı bir gerçek ama ben maalesef sevemedim. Serideki favori kitabım Sokak Kedisi Bob, diğer ikisini gölgede bırakıyor.

Serideki kitaplar:

“Bob her gün bana gidecek bir yön, bir amaç, dostluk ve nasıl diyeyim, gülümseme sebebi veriyordu.”

“Hiçbir insan bir kedinin “sahibi” değildi.”


27 Ocak 2020 Pazartesi

BOB'UN DÜNYASI - JAMES BOWEN

6
Yabancı Yayınları
Çeviri: Seda Çıngay
244 sayfa

Şu kapağa bakar mısınız? Okurken her görüşümde Bob’u bıcırtmak istedim. Duruşuna, şalına hayran olduğum kedi -evet beni kaybettiniz, biraz seveyim geri döneceğim.

...

Geldim. James’in daha önce Sokak Kedisi Bob kitabını okumuştum ve Bob’la ilişkisinin başlangıcını öğrenmiştim. Uyuşturucu bağımlılığından kurtulma yolunda Bob’la attığı adımları, geçimlerini sağlamaya çalışmasını...

Bob’un Dünyası’nda da hikayeleri devam ediyor; çabalarını, umutlarını, korkularını, çaresizliklerini okuyoruz. İlk kitabı daha çok sevmiş olmama rağmen Bob’un Dünyası’ndan da keyif aldım.

Neden ilk kitap derseniz; karakterlere daha yabancıydık, tanışma kitabıydı ve her olay yeniydi. Bob’un Dünyası’nın özellikle ilk kısımları birinci kitabın tekrarı gibiydi.

Kitabı bitirince bir süre Bob’la James’in videolarını izledim, tavsiye ederim.

Hayatta ikinci şanslarla karşılaşmak dileğiyle... (Tabii umarım ilkini yakalamışsınızdır, gerek kalmaz.)

“İnsanı kediyle melezlemek mümkün olsaydı, insan gelişir ama kedi bozulurdu. (Mark Twain)”

“Bir bağımlı daima bıçak sırtında yaşar.”



20 Ekim 2019 Pazar

SOKAK KEDİSİ BOB - JAMES BOWEN

77
Yabancı Yayınları
Çeviri: Işıl Karahanoğlu Zaimoğlu
226 sayfa


Sokak Kedisi Bob’u az önce bitirdim ve insanın içini sımsıcak yapan, umut aşılayan kitaplardan birisi olduğuna karar verdim.

Okurken hep kendimi Christmas için süslenmiş bir evdeymiş gibi hissettim. Kaloriferin yanında, etraf renkli ışıklarla bezeli, huzur içinde okurken sanki dışarıda da kar yağıyormuş gibiydi. Aslında bu hissin kitapla ilgisi yok, sadece böyle bir ortamın hayali beni mutlu ediyor ve kitap da aynı duyguları uyandırdı.

Kitabın bir kısmını köyde okudum. Güneşli ekim günlerinden biriydi. Babaannemler balkabaklarını toplamış ve evin önüne dizmişler. Sarman ve yavruları –Peynir ile Zeytin- kabaklarla oynuyorlardı. Kuşların cıvıltıları duyuluyor, evin karşısındaki kırlık alanda bir at ve eşek geziniyordu. Ben de sundurmada kitabımı okuyordum. Huzurluydu.

Sokak Kedisi Bob, James Bowen ile Bob’un hikayesi, dünyaya karşı nasıl birlikte durduklarının, direndiklerinin kanıtı. Hayattaki yol ayrımlarını ve o ayrımları önümüze çıkaran güzel tesadüfleri kaçırmamamız dileğiyle…

Yazımı bitirmeden fotoğraftaki bebeklerden de bahsedeyim. Kapağında üstüne yatmış olan Tekir, aslında onlar üç kardeşti. İki tekir ve bir kara, onlara Kara Kız ve Tekir Kızlar diye seslenirdim. Diğer kardeşleri nerede bilmiyorum, sahiplenilmişlerdir diye umut ediyorum. Tekir ise bizim apartmanda takılıyor ve hayvan düşmanı komşulara karşı direnmeye çalışıyor. Kabaklarla birlikte duran ise Peynir, bu yaz minicikti şimdi neredeyse annesi kadar oldu. Çevremizde dolaşmasına rağmen hala kendisine dokundurmuyor, yabani prenses :)

Kitapla ve kediyle kalın, güzel pazarlar!

“Bir yerlerde meşhur bir alıntı okumuştum. Yaşadığımız her günün bize sunulan ikinci bir şans olduğunu söylüyordu. Bunu değerlendirmek elimizdeydi aslında, ancak çoğunla yapmıyorduk.” /Giriş paragrafı sizce de çok güzel değil mi?

“Bob ile duygusal yakınlık kuran sadece ben değilim. Tanıştığı hemen hemen herkesle arkadaş oluyordu sanki. Bu kendimde de olmasını dileyeceğim bir yetenekti. İnsanlarla iletişim kurmayı hiçbir zaman o kadar kolay becerememiştim.”