Yapıkredi Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yapıkredi Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Aralık 2017 Cuma

109) FANTASTİK CANAVARLAR NELERDİR, NEREDE BULUNURLAR? - J.K. ROWLING

özel resimli basım

Resimli Özel Basım
Yapı Kredi Yayınları
Çeviri: Sevin Okyay – Gül Sarıoğlu
135 sayfa


Düşünün ki sabah muggle gibi okula gidip siyaset, hukuk, iktisat falan görüyorsunuz ama akşam eve dönünce sizi muhteşem fantastik bir dünya bekliyor.

‘Fantastik Canavarlar Nelerdir, Nerede Bulunurlar?’ın Hogwarts’da ders olduğunu göz önüne alınca, hayat gerçekten adil gelmiyor.

Yine de, ufak gelişmeler de yok değil! Middlebury’den Stephen Deets lisans öğrencilerine Harry Potter’ı kullanarak ders anlatıyormuş.* Buradan kendi hocalarıma da, Stephen Deets’i örnek almaları gerektiğini söylemek istiyorum.

resimli özel basım

Hogwarts will always be there to welcome you home


Kitaba dönersek, daha önce Fantastik Canavarlar’ın resimsiz ve küçük edisyonunu okumuştum, ancak her canavarı hayal etmem mümkün olmamıştı. Çizimli halini bu nedenle çok beğendim. Hatta her HP kitabı okuduğumda dediğim gibi “Dünyanın en güzel kitabı!” diye Kitap Eylemi’nin başını birazcık şişirmiş olabilirim.

İlkokuldan beri Harry Potter’ı defalarca okumuş biri olarak, bu serinin yaşı olmadığını düşünüyorum. Harry, Ron ve Hermione benimle büyüyen, yıllardır yanımda olan dostlarım gibiler.

Tam olarak bu yüzden kitap okudukça hayatta asla yalnız kalmayacağız. Her zaman bizimle birlikte olan, başka insanların fark edemediği, bize özel yoldaşlarımız olacak. Kitaplar hayatı çekilebilir kılıyor, sizce de öyle değil mi?


Fantastik Canavarlar hakkında diğer yazılarım:



10 Haziran 2017 Cumartesi

47) DİZBOYU PAPATYALAR - TOMRİS UYAR


Yapı Kredi Yayınları
79 sayfa


Tomris Uyar’ı önce Turgut Uyar’ın dizeleriyle tanıyalım:

denizi ve ormanı, açlığı ve başkaldırmayı ayırmadın
bırakılmış bir köşebaşının en güzel tanımıdır adın


seversin diye söylerim her şeyi, sana uygun olsun
çünkü her şeyin birbirine uygununu sen bulursun”


*Tomris Uyar İçin Bir Şiir Kurma Çalışması

Ardından Edip Cansever’in Yaş Değiştirme Törenine Yetişen Öyle Bir Şiir’ine bakalım:

Seni görünce dünyayı dolaşıyor insan sanki

Hani Etiler'den Hisar'a insek bile
Bir küçük yaşındasın, boyanmış taranmışsın
Çok yaşında her zamanki çocuksun gene
Ben seni uzun bir yolda yürürken görmedim ki hiç.


Cemal Süreya’ya da değinelim:

Daha nen olayım isterdin
Onursuzunum senin!”

kitap yorumu, kağıt salıncak, yky


Tomris Uyar’ı ben böyle tanıdım, üç güzel adamın sevdiği kadın olarak.

Daha önce hiç kitabını okumamıştım. İstiklal’de YKY’ye girdiğimizde gözüme çarptı ve aldım.

Dizboyu Papatyalar içinde 8 hikaye bulunduran ince ama etkileyici bir kitap. Hikayeler, insanların hüzünlerini, kaybolmuşluklarını, yaşamlarını anlatıyor. Yani kısaca dünyanın acısını…

Tomris Uyar’ın tarzını sevdim.

Kısacık hikayelerle, sade anlatımıyla etkileyici olabilmesini sevdim.

Kısaca, diğer kitaplarını da okumayı düşünüyorum.

“Yani yoksulluk anlatılmaz be ablam. Yoksulluk yaşanır anca. Gerisi puştluktur.”

“İnsan hangi yaşında severse sevsin liseli oluveriyor.”

“Dili bilmesek bile anlıyoruz, çünkü Akdeniz’in ortak dili bu. ‘Dizboyu Papatyalar’ anlamına da gelebilir, ‘Daha yığınla çocuk var doğurulacak, yığınla çocuk bezi, don, erkek çorabı var yıkanacak,’ anlamına da. ‘Seni seviyorum, hadi hoşça kal, bir gün o kıyı kahvesinde yanına çöküp dostça iki kadeh içebilme isteğim baskın geliyor,’ anlamına da…”




22 Mayıs 2017 Pazartesi

39) KEDİ HİKAYELERİ

yapıkredi yayınları

Derleyen: Julia Bachstein
Yapı Kredi Yayınları
Çeviri: Esen Tezel, Dürrin Tunç, Aslı Genç, Begüm Kovulmaz, Nazmi Ağıl, Serhan Şimşek, Aylin Karagöz
225 sayfa

Kedi Hikayeleri, Julia Bachstein tarafından yapılan bir derleme.

İçinde çağdaş yazarlar olduğu gibi, klasik yazarlardan da hikayeler var. Örneğin; Mark Twain, Oscar Wilde…

Kitabı sanıyorum ki CNR kitap fuarından almıştım. Kapağı ve her sayfasının kenarında bulunan kedi simgesi hoşuma gitmişti.

Kedi Hikayeleri’ni ne çok beğendim, ne de nefret ettim… Bunun nedeni bazı hikayeleri keyifle okumama rağmen, bazılarında da sıkılmam…

En sevdiğim öykü Charles G.D. Roberts’dan Kedi Robinson oldu.

Son olarak, fotoğrafıma konu olmayı kabul eden kedi ve kaplumbağaya teşekkür etmek istiyorum. Çok tatlısınııııız!



“Öyle hayvanlar vardır ki, insandan daha insadırlar.”

“Her kedi kendi içinde bir krallıktır (…) biz kendimizi bir başkasının bizi yönetebileceğinden daha iyi yönetiriz. Ne yazık ki siz insanlar için aynı şeyi söylemek mümkün değil.”

“’Kedi olmak’ dedi, biyolojik bir mesele değildir. Kedi olmak bir yaşam biçimidir!”


“Çok çalışan kedi açlıktan ölür, akıllı kedi aptal diye tekmelenir ve erdemli kedi şerefsiz diye boğulur, ancak arsız bir kedi kadife minder üzerinde uyur, akşam yemeklerinde ziyafet çeker.”


“Bir kediyi boş laflarla, bir köpeği kandırdığınız gibi kandıramazsınız.”


19 Mart 2016 Cumartesi

27) SONRASI KALIR 1 - EDİP CANSEVER / HAYATIN İÇİNDEN

Yapı Kredi Yayınları
664 sayfa


Edip Cansever’i nasıl sevdim?

Sorunun cevabı için edebiyat bilincimin geliştiği lise yıllarıma dönmemiz gerekir. İkinci Yeni’den ilk tanıdığım isim Cemal Süreya olmuştu. Önce Sevda Sözleri’ni okudum ardından eşi Zuhal’e yazdığı On Üç Günün Mektupları’nı.

İsimce tanıdığım Edip Cansever ise Tomris Uyar’ın anısıyla ilgi alanıma girdi. Her doğum gününde yazdığı şiirler ve peçeteye yazılmış bir yazı… “Tomris rakıyı çok severdi, bense onu…”

Öyle biriydi işte Cansever. Önce arka planımda kalıp, zamanla, onu okumaya hazır olduğumda kendini fark ettirdi.

Sonrası Kalır 1 ilk okuduğum kitabı. Aslında 10 şiir kitabının toplanmış versiyonu.

Sözlerine, sevdasına hayran olduğum şairi okumak… Anlamaya çalışmak… Hislerine dokunmak… Belki de daha önce okumalıydım.

Favori şiirlerime değinirsek oldukça uzun bir liste olur. Yine de “Yangın”a ve “Ne Gelir Elimizden İnsan Olmaktan Başka”ya göz atın derim.

HAYATIN İÇİNDEN KARANLIK NOT: Bu sabah yarım kitaplarımı tamamlayacağım hevesiyle uyandım. Sonrası Kalır’ı bitirdim ve taze taze yorumunu yazıyordum. Sınıf grubundan mesaj geldi. “İyi misiniz arkadaşlar?” İçimde bir karamsarlıkla devam mesajları okudum. İstiklal’de patlama olmuş. Devamlı gittiğim İstiklal’de olan patlama… Evde olduğuma ve nefes alabildiğime mi sevinsem, ülkenin haline mi üzülsem? 

Yaşamaya çalışıyoruz. Yaşayacağız.

Mısralarla anlatacak olursak:

“Çok karanlık bir cümlede durmuş gibiyiz
Herkesin, ama herkesin yanılıp bir yerlere gittiği
Bir cümlede durmuş gibiyiz.”

Öyle değil miyiz?

Belki de çözüm ya da kaçış yolu edebiyattır.

“Bizim derdimiz yalnızlık,
Bizim derdimiz başka.”

“Adam olamadım bu şehirde,
Adam olamadım.
Akşamları yalnızlıktan,
Sabahları işsizlikten,
Ve senin yüzünden,
Deniz kenarı…”

“Hiçbir şeyin hiçbir şeyliği gibi bir şeydim. Bir ara
Hiç kimsenin tutmadığı oyunlara giderdim
Tiyatrolar ki benim en sevdiğim boşluklarımdır.”

“Ve yürürlükten kalkmış bir sözü tekrarlıyorum: sevin ki her şey olur
Sevin ki her şey olur

Olmuyor, biliyorum.” 


19 Ekim 2015 Pazartesi

DÖNÜŞÜM - FRANZ KAFKA


Herhangi bir sabah uyansanız, tek bir sorun dışında her şey normal olsa… Ta ta ta taam! Böcek olmuşsunuz. Kocaman bir gövdeniz ve bir sürü ayaklarınız var.
Gregor Samsa, huzursuz düşlerinden uyandığında bu olayı yaşıyor.

Tramvayda okuduğum ilk yarısı, böcekten iğrenmekle geçti. O sırada Gregor ise yavaş yavaş insan olduğunu kavramaya başlıyordu.

Şaşkın, insanları anlamaya çalışıyor.

İnsanlığını fark edememiş bir insan ve ailesi için çalışıp didinerek geçen hayatı… Gregor Samsa kendisi için bir şey yapmış mıdır? Modern yaşamın ve kapitalizmin sonucu olarak para kazanıp, nefes almaya devam etmiş ama kişiliğini kaybetmiş midir?

Belki de ben de böcekleşiyorumdur. Toplumca böcekleşiyoruzdur.

Dönüşümü sadece Gregor geçirmiyor tabii ki. Elimizde bir de aile var. Ailenizden biri böceğe dönüşse ne yapardınız? 

Kafka bizi, zor sorularla baş başa bırakıyor.  

“Şu sabahları erken kalkmak yok mu,” diye geçirdi içinden, “insanı tamamen aptallaştırıyor. Oysa insan uykusunu alabilmeli.”


“Müzikten böylesine etkilendiğine göre, bir hayvan olabilir miydi?”