![]() |
12
Everest Yayınları
712 sayfa
|
“Bizler rüzgarlı insanlarız
Şehsuvar. Ruhumuz fırtınalarla dolu…”
Uzun zamandır Ahmet Ümit okumamıştım. Yazarın tüm kitaplarını
okuyan, takip eden, yenisini bekleyen hayranlarından değilim. Aslında sadece
iki tanesini okudum: Patasana ve Sultanı Öldürmek.
Elveda Güzel Vatanım’ı okumak da aklımda yoktu ama annem alınca
dayanamadım, başladım.
Kitabın gözümdeki ilk artısı mektuplardan oluşmasıydı. Blogumu
takip edenler mektup türünü sevdiğimi bilirler.
Bu mektuplar ‘Müslüman’ Şehsuvar Sami tarafından ‘Yahudi’ Ester’e
yazılmış ve Osmanlı’nın çöküş dönemi ile Cumhuriyet’in ilk yıllarını kapsıyor.
İttihat ve Terakki hakkında da yoğun bilgi barındıran kitap, geniş bir kaynakça
içeriyor. Yine de bir roman olduğunu, bilgilerin uyarlanıp, yazarın bakış
açısından aktarıldığını unutmamak gerekir.
Dönem romanı olması göz korkutmasın, dili ağır değil. Aralara
Osmanlıca kelimeler serpiştirilmiş olsa da kitabın arkasındaki sözlüğe gerek
olmadığını söyleyebilirim.
Elveda Güzel Vatanım kalınlığından da anlaşılabileceği gibi aşk,
milliyetçilik, din, doğu-batı, arkadaşlık, savaş benzeri birçok konuya değinmiş.
Bazı yerler uzatılmıştı ama beni çok rahatsız etmedi.
Kitabı okurken beklentim olmadığımdan dolayı belki de, kitabı
beğendim. Ester’in fikirlerini sevdim. Şehsuvar Sami’yi sempatik buldum.
Okuduğum için memnunum.
“İnsan, tarihin rüzgarı
karşısında okyanusa düşmüş bir ceviz kabuğu gibidir. Ne kadar şuurlu davranmaya
çalışırsa çalışsın, kaderi dalgaların insafına kalmıştır.”
“Hayatın en güzel bencilliğidir
aşk.”
“İktidarı değiştirmek
zordur ama daha zoru kültürü değiştirmektir…”
“Günler o kadar zor,
siyaset o kadar çirkefleşti ki, bu hayat, her an içimizdeki şairi öldürebilir.”
“Ahlaktan yoksun bir
iktidar makamı, ya hırsız yapar insanı ya soysuz.”
“Herkesin aynı yalana
inanıyor olması, onu hakikat yapmaz. Bunlar zavallı. Başlarına gelecek
felaketin farkında olmayan alık taifesi.”

