16
Domingo Yayıncılık
Çeviri: Zeynep Arık Tozar
294 sayfa
|
Uzun zaman sonra bitirdiğim Incognito’yla hepinize merhaba! Uzun
diyorsam, gerçekten yılları kapsayan bir zaman diliminden bahsediyorum. Ne
zaman aldığımı ve başladığımı hatırlamıyorum düşünün :D O yüzden bu post size
kitap hakkında fikir vermeyebilir.
Bilge ile bir youtube videosu izlememiz üzerine Incognito’yu
almaya karar vermiştik. Sonra başladık, Bilge bitirdi, o sevmiş, ben de 2020’de
bitirmeyi başardım. Oysaki başlangıçta hevesliydim.
Kitaba ben beyin ve çalışması hakkında yetkin makaleler
okuyacağımızı beklentisiyle başlamıştım. Maalesef ki Incognito daha çok
popülerliği hedef alan eğlendirici bir kitap. Okurken bana o konuyu internette
araştırmışım da yazıları okuyormuşum hissi verdi.
Hoşlanmadım. Bir yere kadar gelip, yarım bir şekilde kitaplığa
koydum. Bir süre tozlandı. Sonra bir gün okuduğum kitapların içinde okulda ders
arasında anlayabileceğim kitap olmayınca yanıma Incognito’yu aldım. Biraz
ilerledim. Sonra yine tozlanmaya bıraktım. Ardından yine okula götürdüğüm
günler geldi. Sonuç olarak Incognito böyle bir döngü içinde bitti. Bittiği için
mutluyum.
“Genel
olarak beynin çoğu şeyi bilmesine gerek yoktur; asıl bildiği şey, verileri
toplayıp getirmektir. Hesaplamalarını bilme gerekliliği temelinde yapar.”
“Çevrenizin
farkında, ancak duyusal girdilerin beklentilerle çeliştiği zamanlarda varırsınız.
Dünya beklentilerinizle uyuştuğunda farkındalığa gereksinim yoktur, çünkü beyin
işini gayet iyi biçimde görmektedir.”
“İnsanlar
kendi yansımalarını başkalarında bulmayı severler.”