katherine rundell etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
katherine rundell etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Mart 2018 Salı

FEO VE KURT - KATHERINE RUNDELL

domingo, the wolf wilder

11
Domingo Yayınları
Çeviri: Duygu Dalgakıran
278 sayfa



Kitap okumanın en güzel yanlarından biri kişiyi alıp belki de hayatında hiç yaşayamayacağı bir maceranın ortasına bırakması… 

Orijinal adı The Wolf Wilder olan kitapla birlikte Çarlık Rusya’sında bir seyahate çıktım. Dondurucu soğuk iliklerime işlerken, kurt vahşileştiricisi Feo ve arkadaşı İlya’yla tanıştım. Aristokratların vahşi hayvanları kendi zevkleri için evcilleştirmeye çalıştıkları ve sıkılınca evden attıkları bir dünyanın içine düştüm. Bu durumda benliklerini kaybeden kurtlar doğal ortamlarına nasıl uyum sağlayacaklar? İşte vahşileştiriciler burada devreye giriyor.

Daha önce yazarın Gökyüzü Çocukları kitabını da okumuş olarak söyleyebilirim ki kitapların konuları oldukça özgün. Merakla okudum.

Özgürlük temasıyla işlenmiş olaylar, insana kurt vahşileştiricisi olma isteği aşılıyor. Soğuk ve çetin koşullara rağmen, kitabın içindeki umut, direnme gücü ve kurtların saf sevgisi mutluluk veriyor.

Büyük puntosu ve içindeki çizimlerle hızlıca okunuyor. Ciltli olmasını ve kapak resmini ayrı bir sevdim.

Günlük hayatın yoğunluğundan, karmaşasından uzaklaşmak için biçilmiş kaftan Feo ve Kurt! Hem çocuklara hem de yetişkinlere uygun olduğunu düşünüyorum. Okumaya başlamadan battaniyenize sıkıca sarının, Rusya’nın soğuğuna yolculuk edeceğinizi unutmayın.

Not: Umarım yazarın diğer kitapları da yakın zamanda dilimize çevrilir.

“Korku bazen nefret kadar tehlikelidir.”

“Tek istediğimiz kendi hayatlarımızı yaşamaktı. Başka bir şey değil. Sadece kurtlar, kar ve annem. Ve kitaplar ve sıcak böğürtlen şurubu içmek… Sadece biz. Mutluyduk.”

“Marx okunmasını istemediklerini biliyorum ama kitabı daha bitirememiştim ve en iyi kısmının sonu olduğunu duymuştum. İnsan bir kitabı bitirmeden onu elinden almak, insanlık dışı bir şey.”

“Hikayeler devrimleri başlatabilir.”

“Geleceğimizi korumak zorundayız. Çünkü gelecek kırılgan bir şeydir. Onu korumak için elimizden ne geliyorsa yapmamız gerekir.”



18 Mart 2016 Cuma

26) GÖKYÜZÜ ÇOCUKLARI - KATHERINE RUNDELL

Domingo Yayınları
Çeviri: Duygu Dalgakıran
269 sayfa


Kitabı elinize alın. Koklayarak açın. İlk iki sayfayı okuyun ve üçüncüye geldiğinizde Charles’ın şu sözüyle karşılaşacaksınız:
“Korkarım, kitapları insanları anladığımdan daha iyi anlıyorum. Kitaplarla geçinmek çok kolay.”

Bu cümlede kendimi buldum. Ben değil miyim, sürekli kitapla dolaşan, asosyalliğe vurup bir köşede kitap okuyan, gerçek hayatıyla zihnindeki dünyasını dengede tutmaya çalışan?

Gökyüzü Çocukları’da geçinmenin kolay olduğu kitaplardan. Bana tramvayda, okulda ve evde eşlik etti. Okuyamasam bile çantamda durması, yalnız olmadığımı hissettirdi.

Kitapta en çok –tahmin edebileceğiniz gibi- Charles’ı sevdim. O sahip olmak istediğim arkadaş! Evi kitapla dolu olan, sadece okuyarak yaşayabilecek birisi. En ufak bir ihtimal parıltısını bile göz ardı etmeyecek bir alim.

Charles, gemi kazasında bir bebek bulur ve kitap başlar. "Aaa puntoları biraz büyük, ne iyi olmuş. Üstelik de akıcı ya!" falan derken bir bakıyorsunuz ki kitap bitmiş.

Okunma sırası Gökyüzü Çocukları'na geldiğinde, bu kadar beğeneceğimi düşünmemiştim. Her sevdiğim, umut dolu olaya bir sticker yapıştırdım. Böylece karamsarlıktan nefes alamadığım zamanlarda geri dönüp bakacağım.



Gökyüzü Çocukları bana Küçük Prens’i anımsattı. Konusu, içeriğiyle değil belki ama verdiği duygular –benim için- benzerdi.

Eğer biraz mutlu olmaya, gülümsemeye ihtiyacınız varsa Gökyüzü Çocukları sizin için iyi bir tercih olabilir. Basit, kibar, umut dolu aynı zamanda sıradanlıktan uzak bir hikaye bu. Sıcak çikolatalarınızı hazırlayın ve ilk sayfayı açın! J


“Onu seveceğim. Bu yeterli olmalı. Eğer bugüne kadar okuduğum şiirlerin bir anlamı varsa.”

“Anneler gereklidir, diye düşündü. Hava gibi, su gibi… Kağıttan anneler bile hiç yoktan iyidir. Hatta hayali anneler bile… Anne insanın kalbini koyabileceği bir yerdir. Nefesleneceği bir duraktır.”

“Para insanları insanlıktan çıkarabilir. Paraya çok fazla önem veren kişilerden uzak durmak gerekir canım. Onların bayağı, çürük beyinleri vardır.”

“Sanırım herkes hayata bir parça tuhaf başlıyor, o tuhaflıkla devam edip etmeyeceğine sonra karar veriyor.”

“Sevgi beklenmedik şeyler yaptırabilir.”


HAYATIN İÇİNDEN NOT: Vize haftanızsa, dersleriniz son güne kalmışsa ve şenlik listenizi de bitirmeniz imkansızsa kitabı tavsiye edebilirim. :D