neve şalom sinagogu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
neve şalom sinagogu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Mart 2020 Çarşamba

KADER BİRLİĞİ - PHILIPP SCHWARTZ

1933 Sonrası Türkiye’ye Göç Eden Alman Bilim Adamları
15
Belge Yayınları
Çeviri: Nagehan Alçı
100 sayfa


Kader Birliği, yine annemin arkadaşının verdiği kitaplardan biri. Çok teşekkür ediyorum kendisine, beni güzel kitaplarla tanıştırdığı için.

Alt başlık kitabın özeti niteliğinde: 1933 Sonrası Türkiye’ye Göç Eden Alman Bilim Adamları. “Bilim bilginin ışığında ilerleyeceği yerde, ırkçı ve suça teşvik eden bir ideoloji diktatörlüğünü izlemek zorunda bırakıldığında, üretken ve dallarında isim yapmış bir çok öğretim görevlisi Almanya’yı terk ettiler.”

Kader Birliği, 1972 yılında Kopenhag’da düzenlenen Uluslararası Sempozyum’da sunulan raporla, yazarın anılarından oluşuyor. Dönemin Türkiye’sine değiniyor, eğitim reformu için yapılanlardan bahsediyor. “Cumhuriyet henüz on yaşındaydı ve daha tam yerleşmemişti, halk art arda gelen reformlarla yalnızca yattığı uykudan uyandırılmamış aynı zamanda sarsılmıştı. Her şey doğaçlama ve hızlı bir şekilde gelişmeliydi.”

Kitabı okurken, keşke biraz daha detaylı olsaydı dedim ama yine de kısa bölümlerle bir temel oluşturuyor.

Kitaplı günler!


Not: Bu hafta İstiklal’deki Türk Musevileri Müzesi’ni gezdik ve kitaptaki bilim insanları hakkında da bir bölüm vardı. Philipp Schwartz’ın yani kitabın yazarının mikroskobunu da gördük. Eğer gezmediyseniz İstikal’e gittiğinizde Türk Musevileri Müzesi güzel bir seçenek olabilir, ayrıca sinagoga da dışarıdan ziyaretçi kabul etmiyorlarmış ama müzeyle birlikte gezilebiliyor.



Sadece uyarmış olayım, müzeye geç saatlerde gitmeyin. Biz 3’ten 5’e kadar yetiştiririz diye düşündük ama alt katı fazla detaylı gezmişiz, ardından sinagoga geçtik –daha erken kapatıyorlarmış- 15 dakika kala da üst katı gezelim dedik. Üstünkörü okuyup aşağıya indiğimizde kapanışa birkaç dakika olmasına rağmen, bizi tabiri caizse kibarca(!) kovdular. Böyle davranışları anlamam güç, ben gezilmesinden memnuniyet duyardım. Neyse, siz daha dikkatli olun, zamanı iyi kullanın. 



“Üniversitelerdeki “yabancılaşma”nın boyutu, o dönemde bazı rakamlara bir göz atıldığında daha iyi anlaşılıyor: 1933’te İstanbul’da 27 Türk ve 38 yabancı ordinaryüs bulunmaktaydı.”

“[Y]ıllar boyu sultanların sıkı kontrolünde olan talim alanının göz kamaştırıcı kapısından Kuran’dan alınmış ve özenle işlenmiş yazı indirildi. Yerine sade Latin harfleri ile şöyle yazıldı: İstanbul Üniversitesi. Kapının iç tarafına ise Atatürk’ün gençliğe seslendiği bir özdeyişi yazıldı.”