27
Doğan Egmont
Çeviri: Kadir Yiğit Us
365 sayfa
|
Seriye devam ediyorum.
Labirent Savaşları, son kitaba ulaşmak için köprü göreviyle
yazılmış gibi geldi bana. Akıcı olsa da geçiş kitabı olduğu belliydi.
Labirentte daha fazla zaman geçirilmesini ve biraz daha
zorlayıcı olmasını bekliyordum. Sanki her şeyin üstesinden çok çabuk ve kolay mı geldiler ne?
Bunun dışında, değinmek istediğim bir konu daha var. Bloglarda
Labirent Savaşı’nın yorumlarına denk geldim ve hemen hemen hepsi kitabın
tamamını anlatmış. Olan olayları noktasından virgülüne kadar neden yazarlar ki
ya da o yorumları okuduktan sonra insanlar kitabı neden okusun? Neyse ki bu
yorumlara rastgeldiğimde kitabı bitirmiştim.
Bana kalırsa, bu tarz yazılarda kitap inceleme/ yorum şeklinde
başlık atılacağına direk özet denmeli ve kişilerde buna göre okuyup
okumayacağına karar vermeli. Habersizce okuyup ardından spoiler yemek kadar
kötü bir şey yok!
Sözün kısası, kitabı okumadan beğenilme derecesini öğrenmek
isterseniz dikkat edin, sinsi spoilerlar etrafta geziniyor.
“Mucitler hep yalnızdır. Hep yanlış anlaşılırlar. Öfkelenmek,
korkunç hatalar yapmak da kolaydır. İnsanlarla uğraşmak makinelerle uğraşmaktan
çok daha zor. Bir insanı kırdığın zaman, onu tamir edemezsin.”
“Bazen önemsiz gibi görünen şeyler, günün birinde olağanüstü
şeylere dönüşebiliyor.”