çöl gezegeni dune etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çöl gezegeni dune etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Mayıs 2020 Cuma

DUNE ÇÖLE GÖZEGENİ - FRANK HERBERT (Dune #1)

34
Sarmal Yayınları
Çeviri: Arzu Taşçıoğlu, Deniz Vural
776 sayfa

Aslında Dune serisine başlamak aklımda yoktu ta ki yeni filminden ilk görüntüleri görene dek. Paul Atreides karakterini Timothée Chalamet canlandıracakmış, böylece ben de seriyi okumaya karar verdim.

E-book olarak sadece Sarmal Yayınları’ndan bulabildim. Araştırmalarıma göre bu yayınevinden okuyan bir kesim çeviriyi beğenmiş, bir kesim ise Kabalcı ve İthaki’yi önermişti. Bu nedenle biraz tereddütle kitaba başladım. Çeviri bana kalırsa ortalamaydı, okurken zorlanmadım ama “feyk atmak” gibi beni rahatsız eden kullanımlar da vardı.

Kitap Canopus’un üçüncü gezegeni Dune yani Arrakis’te geçiyor. Canopus ise Dünya’dan 650 ışık yılı uzaklıkta, gökyüzünün ikinci parlak yıldızı. Olaylar Atreides evinin kendi gezegenlerinden Dune’a taşınmalarıyla başlıyor.

Serinin kendine ait terminolojisi var; sanırım bu, serilerde en sevdiğim özelliklerden biri. Yazar oldukça yaratıcı ama aynı zamanda dünyamızdan izler de taşıyan bir kurgu oluşturmuş. Çölde geçen romanları sevdiğimi de Arrakis’in çölden oluşmasıyla fark ettim. Dune sadece heyecanlı olaylardan ibaret bir kitap değil, politika, din gibi konulara da odaklanmış.

Uzun lafın kısası, kitabı beğendim hatta ilk 2 bölümünü sona göre daha çok sevdim. Bilimkurgu ve fantastik sever olarak neden daha önce okumadım diye düşündüm.

“Korkmamalıyım. Korku akıl katilidir. Korku toptan yok oluşu getiren küçük ölümdür. Korkumla yüzleşeceğim. Üzerimden ve içimden geçmesine izin vereceğim. Ve geçip gittiği zaman, geçtiği yolu görmek için iç gözümü ona çevireceğim. Korkunun gittiği yerde hiçbir şey olmayacak. Yalnızca ben kalacağım.”

“İnsanı dostlarından ayrılmak üzer. Bir yer yalnızca bir yerdir.”

“Bir dünya dört şeyle ayakta durur (…) bilgenin ilmi, soylunun adaleti, haklının duaları ve cesurun yiğitliği. Ama bunlar hiçbir şey değildir (…) yönetme sanatını bilen bir yönetici olmadıkça.”

“Tam olarak sonuna kadar gittiğin bir yol seni kesinlikle hiçbir yere ulaştırmaz. Bir dağın dağ olduğunu anlamak için o dağa yalnızca birazcık tırman. Dağın tepesinden dağı göremezsin.”

“Neyi hakir görürsün, işte tam da bunla tanınırsın.”

“Cehaletle bilginin, vahşilikle kültürün buluşması… ölülere verdiğimiz değerde başlar.”