![]() |
34
Sarmal Yayınları
Çeviri: Arzu Taşçıoğlu, Deniz Vural
776 sayfa
|
Aslında Dune serisine başlamak aklımda yoktu ta ki yeni
filminden ilk görüntüleri görene dek. Paul Atreides karakterini Timothée
Chalamet canlandıracakmış, böylece ben de seriyi okumaya karar verdim.
E-book olarak sadece Sarmal Yayınları’ndan bulabildim.
Araştırmalarıma göre bu yayınevinden okuyan bir kesim çeviriyi beğenmiş, bir
kesim ise Kabalcı ve İthaki’yi önermişti. Bu nedenle biraz tereddütle kitaba
başladım. Çeviri bana kalırsa ortalamaydı, okurken zorlanmadım ama “feyk atmak”
gibi beni rahatsız eden kullanımlar da vardı.
Kitap Canopus’un üçüncü gezegeni Dune yani Arrakis’te geçiyor.
Canopus ise Dünya’dan 650 ışık yılı uzaklıkta, gökyüzünün ikinci parlak yıldızı.
Olaylar Atreides evinin kendi gezegenlerinden Dune’a taşınmalarıyla başlıyor.
Serinin kendine ait terminolojisi var; sanırım bu, serilerde en
sevdiğim özelliklerden biri. Yazar oldukça yaratıcı ama aynı zamanda
dünyamızdan izler de taşıyan bir kurgu oluşturmuş. Çölde geçen romanları
sevdiğimi de Arrakis’in çölden oluşmasıyla fark ettim. Dune sadece heyecanlı
olaylardan ibaret bir kitap değil, politika, din gibi konulara da odaklanmış.
Uzun lafın kısası, kitabı beğendim hatta ilk 2 bölümünü sona göre
daha çok sevdim. Bilimkurgu ve fantastik sever olarak neden daha önce okumadım
diye düşündüm.
“Korkmamalıyım.
Korku akıl katilidir. Korku toptan yok oluşu getiren küçük ölümdür. Korkumla
yüzleşeceğim. Üzerimden ve içimden geçmesine izin vereceğim. Ve geçip gittiği
zaman, geçtiği yolu görmek için iç gözümü ona çevireceğim. Korkunun gittiği
yerde hiçbir şey olmayacak. Yalnızca ben kalacağım.”
“İnsanı
dostlarından ayrılmak üzer. Bir yer yalnızca bir yerdir.”
“Bir
dünya dört şeyle ayakta durur (…) bilgenin ilmi, soylunun adaleti, haklının
duaları ve cesurun yiğitliği. Ama bunlar hiçbir şey değildir (…) yönetme
sanatını bilen bir yönetici olmadıkça.”
“Tam
olarak sonuna kadar gittiğin bir yol seni kesinlikle hiçbir yere ulaştırmaz.
Bir dağın dağ olduğunu anlamak için o dağa yalnızca birazcık tırman. Dağın
tepesinden dağı göremezsin.”
“Neyi
hakir görürsün, işte tam da bunla tanınırsın.”
“Cehaletle
bilginin, vahşilikle kültürün buluşması… ölülere verdiğimiz değerde başlar.”
