Шинель etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Шинель etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Mart 2017 Cuma

16) PALTO - NIKOLAY V. GOGOL

ayrıntı yayınları, kağıt salıncak

Ayrıntı Yayınları
Çeviri: Aslı Takanay
91 sayfa


Geçenlerde Kero’yla sohbet ederken, konu öğretmeninin hazırladığı kitap listesine gelmişti. Palto’yu okuduğundan bahsetti ve hikayeyi de anlattı.

Aradan bir buçuk ay gibi bir süre geçti. Tutunamayanlar’a başladım, Başmaçkin ismiyle karşılaştım. Bakınız sayfa 57: “Beni kızdırma! Başmaçkin ve Çiçikov derim sonra; kendine gelemezsin. Seni Dostoyevski bile kurtaramaz.”

“Eee Elif” dedim kendi kendime “madem fırsatın var, tanış Basmaçkin’le!” Kero’dan Palto’yu aldım. Sonunu da unutmuşum, keyifle başladım. Önsözü okurken ne oldu dersiniz? Sonunu öğrendim! Neden önsözde kitabın sonundan bahsedilir ki? Neyse, eğer Ayrıntı’dan tercih edecekseniz, önsözü de hikayeden sonra okuyun.

Akakiy Akakiyeviç’le tanışınca, neden Tutunamayanlar’da yer aldığını da anladım. Kendisi sıradan bir memur, ‘küçük insan’lardan.

Palto, Rusya’nın bürokratik yapısına da tanık olabileceğimiz kısa bir kitap ama beni çok etkiledi. Basmaçkin herkesin kendinden bir şeyler bulabileceği bir karakter.

Ayrıntı Yayınları son söz olarak Belinski’nin Gogol’e Mektup’unu vermiş. –Tutunamayanlar’da bundan da bahsediliyor.- Belinski bu mektubu Gogol’ün Dostlarla Mektuplaşmalardan Seçilmiş Parçalar kitabı üzerine yazıyor. Gogol burada diğer eserlerindeki düşüncelerini umursamayarak Ortodoksluğu ve Çarlık düzenini ön plana çıkarmış. (bknz:sonsöz)

Palto, okumak için biraz gecikmiş olsam da sevdiğim bir eser oldu. İyi okumalar dilerim.


“’Bırakın beni! Neden bana böyle eziyet ediyorsunuz?’ (…) Hayatı boyunca bu sahne gözünün önüne geldikçe, genç adam elleriyle yüzünü kapatıp insan denilen varlığın ne kadar acımasız olabildiğini; ince, kültürlü, terbiyeli kişilerde, (Tanrım!) hatta toplum tarafından asil ve şerefli insanlar olarak kabul görmüş kişilerde bile ne kadar gaddarca bir yan olabildiği gerçeğini gördükçe, derinden sarsıldı.” /28