| 31
Ayrıntı Yayınları
Çeviri: Ayşe Belma Dehni
629 sayfa
|
Jane Austen okumayı çok özlemişim! Kendine özgü dilini, nefis
ironilerini ve dönemin İngiltere’sini…
Mansfield Park sanıyorum ki Gurur ve Önyargı ile Emma’nın
ardından en keyif aldığım Jane kitabı. Bunda çevirinin de rolü yüksek. Ayrıca
belirtmem gerekir ki kitabın son okumasını lise edebiyat öğretmenim Barış
Özdemir yapmış. Kitap okumayı, okumayı öğrendiğimden beri severim ama edebiyatı
bir alan olarak bana lise öğretmenlerim sevdirdi. Öğrenim hayatım boyunca en
keyif aldığım derslerdi. (Liseyi özleyen bir blogger bırakayım buraya…)
Sevgili Jane, bu kitabında diğerlerine göre daha modern bir
üslup kullanmış ve dönemin köle problemine küçük göndermelerde bulunmuş. Diğer
eserlerinden de aşina olduğum burjuva aile hayatı yine önplanda. Tabii Mansfield Park’ın romantik bir roman olduğunu unutmamak gerek.
Bana kalırsa bu kitapta, Jane’in diğer kitaplarına göre ana
karakterler daha sönüktü – daha güçsüz, daha ahlakçı, daha kuralcı… Çok
sevdiğim bir karakter bulamadım kendime. Edmund belki… Fanny yerine kardeşi
Susan’ı ana karakter olarak tercih ederdim.
Tahmin edebileceğiniz gibi Jane’in tarzı olarak kitabın giriş ve
gelişme kısımları uzun, sonu ise oldukça hızlıydı. Keyifli bir okuma oldu benim
için ama içimde yine de bir burukluk… Sevgili Jane’in tabiri caizse "asıl
kitaplar"ını bitirmenin de üzüntüsü içindeyim. Neyse ki tekrar tekrar okumayı
seviyorum!
“Bence insanların karşısındakinden çok şey beklediği, ama ona
karşı en az dürüst olduğu tek alışveriş evliliktir.”
“Küçük terslikler ve hayal kırıklıkları her yerde var. Hepimiz
hayattan pek çok şey umut ederiz. Ama mutluluk için kurduğu planların biri boş
çıkarsa, insan denen yaratık hemen bir başkasına yönelir.”
“Zaten aşk bir kez başlamaya görsün, etrafındaki her şey onun
beslenmesi için elinden geleni yapardı.”





