Artemis Yayınları
330 sayfa
Serra’yla nasıl tanıştım?
İlkokuldaydım. İlçemizde de oldukça küçük bir kütüphane
mevcuttu. Kitap Eylemi’nin dönemine oranla, daha yeni kitaplar geliyordu.
Ama bizdeki sorun da şuydu ki, kütüphaneyi açık bulamıyordunuz.
Kütüphaneden yapılması gereken ödevlerimiz oluyordu ama o da ne? Kütüphane 7-24
kapalı.
Kütüphanecimiz ne kadar yoğun bir insansa, bir türlü kendi işini
yapamıyordu. Burada devreye babam giriyor, kütüphaneciyi arayıp bize yönlendiriyordu.
Ödev yapmak için gidip gelirken, oradan da bir kaç tane kitap
almaya başlamıştım. Bir gün dikkatimi Bir Genç Kızın Gizli Defteri çekti.
İpek Ongun’la ve Serra’yla tanışmamız böyle oldu. Devam
kitapları kütüphanede olmayınca, babama siparişim üzerine şehre gidince tüm
kitaplarını almıştı.
Sonuç olarak Serra benim çocukluk arkadaşım. Belki de onu bu
kadar sevmemin nedeni, ikimizin de günlük yazmasıydı. İkinci sınıftan
beri günlük tutan bir eleman var karşınızda.
Aradan yıllar geçti ve geçenlerde kitapçıda serinin 12. kitabının
çıktığını gördüm. İncelerken, 11.’yi okumadığımı fark ettim.
Yıllar Sonra’yı sipariş ettim ve eski dostuma kavuştum. Tabii
eski dost benden önce büyümüş. Algı seviyelerimiz farklılaşmış. Tam bir anne
olmuş!
Kitap, anne Serra ve kızı Selin’in günlüklerini içeriyor.
Daha ilk sayfadan kendimi dostlarımın arasında buldum.
Selin
yaşında göre, tam bir büyümüş de küçülmüş… Aslında biraz ütopik bir çocuk. Serra ise… Değişmiş ama aynı zamanda eskisi gibi. Sanırım büyümek böyle
bir şey.
Bolca kıkırdadım, sırıttım, kahkaha attım! Eski dostumu
özlemişim!
Kitabı bir günde bitirdim. 2016’dan önce bitirdiğim bir kitaptı,
itiraf ediyorum ama seneye ‘Yıllar Sonra’yla başlamak istedim.
O yüzden yılın ilk kitabı, İpek Ongun’dan.