en güzel günlerini demek bensiz yaşadın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
en güzel günlerini demek bensiz yaşadın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Mayıs 2018 Perşembe

EN GÜZEL GÜNLERİNİ DEMEK BENSİZ YAŞADIN - CAN GÜRSES

doğan kitap

26
Doğan Kitap
229 sayfa


En Güzel Günlerini Demek Bensiz Yaşadın, Can Gürses’in ilk kitabı ayrıca Fakih Özlen’in güftesinin çok güzel bir mısrası.

Kitabı Eylemcan’dan aldım. Okuma konusunda başta kararsızlık yaşasam da benim beğeneceğimi söyledi ve böylece beni ne kadar iyi tanıdığını da göstermiş oldu.

En Güzel Günlerini Demek Bensiz Yaşadın’ı gerçekten sevdim. Öncelikle kitabın yazıldığı yerler dikkatimi çekti: İstanbul ve Edinburgh. Yaşadığım yer ve yaşamayı istediğim şehir.

Can Gürses’in biyografisini okuyunca yazar, eğitim aldığı okullar ve çalışmalarıyla da ilgimi çekti.

Kitap, bir ailenin akşam yemeğini anlatıyor. Başlangıçta çok fazla karakter var gibi gelebilir ama ben soy ağacı oluşturdum, karmaşa yaşamadım. Kitap bölümlerden oluşuyor. Ailenin her bir bireyi kendi öyküsünü ve yemekteki diğer bireyler hakkında düşüncelerine aktarıyor. Zaman zaman araya evdeki eşyalar da giriyor. Bu yüzden uyarayım; olaylı, merak uyandırıcı bir kitap bekliyorsanız, şu an okumayın erteleyin. Bölümler birbiriyle bağlantılı durum hikayelerinin toplamı gibi. Çok duygusal, buram buram aşk kokan bir kitap da değil ya da içindeki aşklar beni etkileyemedi bilemiyorum.

Ben yazarın dilini sevdim. Orhan Veli’ye, Tolstoy’a yaptığı ince atıfları sevdim. Karakterlerin naifliğini sevdim. Eşyalara anlam yüklenmesini sevdim. ‘Edibanım’ı sevdim. Bazı cümlelerde kendimi bulabilmeyi sevdim.

Belki de yazarın kullandığı dille alakalı olarak, aile bana çok gerçekçi gelmedi. Çünkü düşünürken sürekli kitaptaki gibi cümleler kurmayız. Bu durum benim için bir sorun teşkil etmedi. Sadece sonunun farklı olmasını isterdim.

Tavsiye eder misin diye sorarsanız, bu konuda çekincede kalmayı tercih ederim. Herkes beğenebilir mi bilmiyorum.

“Halbuki geçmişin öyküsü tektir. Mühim olan öyküyü kimin ağzından dinlediğimiz.”

“Acıyı paylaşmak için aşık olmak gerekir. İnsan aşık olduğu insanı acıtabilir yalnızca. Acıtmak acı vermek değildir. Acıtmak, fiziksel olarak ruhunu deşmektir.”

“Kimse kimseyi kurtaramaz, kimse kimseye tutunarak yürüyemez. Herkes yalnız başına yürüyebilmeli.”

“Gözler görülmek için vardır. İnsanlar, dokunmak için.”

“İnsanın gerçeği yüreciğidir.”

“İnsan insana şiirle kaş göz eder. Kimi insana dokunur şiir. Canına bir şey yapar. O insan şiiri seyreder. Doğduğu yeri seyreder gibi…”

“Ben hayal bağımlısıyımdır. Yaşama hayalleri kurmaktan kah üşenirim kah yetişemem yaşamaya.”