insan türünün kısa bir tarihi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
insan türünün kısa bir tarihi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Kasım 2017 Cuma

104) SAPIENS - YUVAL NOAH HARARI


Kolektif Kitap
Çeviri: Ertuğrul Genç
411 sayfa


Tam adı Hayvanlardan Tanrılara Sapiens: İnsan Türünün Kısa Bir Tarihi olan araştırma kitabıyla, herkese merhaba!

Eğer Çevre Hukuku dersi alıyorsanız, zorunlu okumaların arasında Sapiens olduğunu da bilirsiniz, ayrıca benim şimdiye kadar çoktan bitirmiş olmam gerektiğini de fark etmişsinizdir.

Ehem, kitaba dönelim.

Sapiens herkesin anlayabileceği bir dille yazılmış, insanın ortaya çıkmasından başlayarak günümüze kadar getiren hatta geleceğe dair tahminler içeren beğendiğim bir kitap oldu.

%100 objektif olmadığını, yazarın kendi düşüncelerini de ifade ettiğini söylemek lazım. Bazı kısımları benim için çok akıcıyken, bazı bölümlerinde de uzun duraklamalar yaşadım.

Yazarın, dinler ve ideolojiler arasında kurduğu bağları anlatan kısmı gerçekten beğendim. Cesur Yeni Dünya, 1984, Frankenstain ve Hayali Cemaatler gibi kitapları da dahil etmesi gözümde artı yönlerden biriydi.

Duraklamalar yaşadığım bölümler ise, insan olmaktan utandığım, dünyaya verdiğimiz zararları, hayvanlara yaptığımız işkenceleri kabullenemediğim yerlerdi. Bilinen gerçekler olsa da, okurken yüzleşmek karamsarlığa neden olabiliyor.

Düşünceleriniz, inançlarınız ne olursa olsun önyargılardan arınıp, herkes tarafından anlaşılabilecek bir dili olan Sapiens’e şans vermelisiniz, tabii henüz okumadıysanız.

“Hoşgörü Sapiens’in baskın özelliklerinden biri değildir.”

“Tarih çok az insanın ‘yaptığı’, geri kalanların da tarla sürdüğü veya su kovaları taşıdığı bir şeydir.”

“Etrafımızdaki hapishane duvarlarını yıkıp özgürlüğe koştuğumuzda aslında daha büyük bir hapishanenin geniş bahçesine doğru koşuyoruz.”

“Mitler ve kurgular, insanları doğumlarından itibaren belirli bir biçimde düşünmeye, bazı standartlara ve kurallara uygun olarak davranmaya ve belli şeyleri istemeye alıştırırlar. Böylelikle, milyonlarca yabancının etkili biçimde işbirliği yapmasını sağlayan yapay içgüdüler yaratmış olurlar. Bu yapay içgüdüler ağına ‘kültür’ denir.”