knulp etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
knulp etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Mayıs 2020 Cumartesi

KNULP - HERMANN HESSE

40
Yapı Kredi Yayınları
Çeviri: Kâmuran Şipal
104 sayfa


Knulp’ı İstiklal’deki YKY’den almıştım. Arka kapaktaki “Tüm yaşamı yollarda geçen ve yine yollarda sona eren bir göçebenin hikâyesi.” cümlesiyle kitabı seveceğimi düşünmüştüm. Gezmeyi seviyorum ben de, değişik şehirler, ülkeler görmek beni mutlu ediyor. Erasmus’ta sıkıntılı zamanlarım olmuştu ama trene binip soluğu başka bir şehirde almak gerçekten harikaydı. Buna rağmen evde olmayı da çok seviyorum. Arkadaşıma göre hala evde durmaktan hoşlanan tek ben kalmışım. Koronanın verdiği stres, üzüntü dışında bu süreç bana merak ettiğim bir sorunun cevabını verdi. Canım dışarıya çıkmak istemediği zamanlarda evden çıkmadan hayatıma devam edebilir miyim diye düşünüyordum. Edebilirmişim.

Kitaba dönecek olursak, Hesse’nin kalemini gerçekten seviyorum. Betimlemeler sayesinde kendimi Knulp’la sarı buğday tarlaları boyunca aheste aheste yürürken ya da serin bir ceviz ağacı altında uzanıp dinlenirken buldum. Ceviz ağacının yaprağının kokusunu da pek severim.

Kitap Knulp’a dair öykülerden oluşuyor ve sonunda Hesse’nin ölümünden sonra bulunan Knulp’la ilgili yazılar da var. Knulp yerleşik bir hayatı olmayan, göçebe, insanlarla iyi anlaşan, şen şakrak ve onları genelde mutlu eden bir karakter. Hikâyelerde Knulp’ın maceralarını ve iç dünyasını okuyoruz.

Kitabı sevdim. Hayatın bir amacı, bu dünyaya gelmenin bir nedeni olması gerektiğini düşürdüm –bu dünyada olma nedenimi keşfedememiş olmam da beni üzerdi- ama belki de amaç olmak zorunda değildir ya da amaç hayatın kendisidir. Belki de bütün mesele bir “şey” olmaktan ziyade kendin olmaktır. Bir süre bu konu üzerinde düşünürüm artık. Knulp’ın Tanrı’yla olan konuşmasından bir alıntıyla bitirelim o zaman postu: “Her şeyin hayırlı bir yol izleyip olması gerektiği gibi olduğunu, hiçbir şeyin başka türlü olamayacağını gerçekten göremiyor musun?”

“Her şey güzeldir kısaca, yeter ki uygun saati yakalayıp bakalım ona.”

“İnsanlar arasındaki ilişkilerde saklı acıyı henüz tatmamış, kendilerini birbirine bağlayan bağ ne kadar sıkı olursa olsun iki insan arasında her zaman bir uçurumun var olduğunu, bunu ancak sevginin, o da zaman zaman oluşturacağı geçici bir köprüyle aşabileceğini henüz yaşamamıştım.”

“…düşündüğü gibi davranmıyor kimse, attığı her adımı aslında hiç düşünüp taşınmadan, o anda canı nasıl istiyorsa öyle atıyor.”