mecidiyeköy stüdyo sahne etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mecidiyeköy stüdyo sahne etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Kasım 2019 Cumartesi

Tiyatro: Kendi Gök Kubbemiz


Bu sene tiyatro sezonunu Kendi Gök Kubbemiz ile açtım. Vizeler bitince kendimi ödüllendirmek istedim, böylece hala bilet olanlardan seçim yaptım.

Arkadaşlarıma teklif ettim ve Aslı benimle gelmeyi kabul etti. Kendisi edebiyatla pek ilgili değil, o yüzden konusunu sevip sevmeyeceğinden emin olmadığımı söylediğimde, bana önemli olanın beraber vakit geçirmek olduğunu söyledi. İyi ki var, iyi ki dünyada güzel insanlar var.

Kaynak: http://www.devtiyatro.gov.tr/DevletTiyatro/oyundetay/2448?a=kendi-gok-kubbemiz-yahya-kemal

Oyundan bir gün önce Yahya Kemal’in Kendi Gök Kubbemiz eserini okumaya başladım ve oyun öncesi de bitirdim.

Oyunu Mecidiyeköy Stüdyo Sahne’de izledik, biliyorsunuz yeni açıldı ve sahneyi hiç beğenmedik. Koltuk numarası yok, sıra olarak salona giriyorsunuz. 50 dakika önce binada bulunmamıza rağmen sıra vardı. Sahne zeminde ve amfi sistemi kullanılmamış, sanırım sadece üç tane basamak var, basamakların arka sıralarında oturanların sahneyi göremediklerine eminim. Ayrıca salon aşırı sıcaktı.

Kaynak: http://www.devtiyatro.gov.tr/DevletTiyatro/oyundetay/2448?a=kendi-gok-kubbemiz-yahya-kemal

Oyuna gelirsek, Yahya Kemal’in son gecesini konu alıyor. Öncelikle dekor çok güzeldi. Okday Korunan’da başarılı bir performans sergiledi, Yahya Kemal’in bilmediğim yönlerini öğrendim. Aralara serpiştirilen şiirleri sevdim. Edebiyat ve şiir severler için güzel bir oyundu ama eğer uzaksanız biraz sıkıcı olabilir. Oyun bana bile zaman zaman durağan geldi.

Yahya Kemal’den bir dörtlükle bitirelim o halde yazıyı:

“Sana dün bir tepeden baktım aziz İstanbul!
Görmedim gezmediğim, sevmediğim hiçbir yer.
Ömrüm oldukça, gönül tahtıma keyfince kurul!
Sade bir semtini sevmek bile bir ömre değer.”