![]() |
Novella Dinamik
Çeviri: Belgin Selen Haktanır
396 sayfa
|
“GENÇLER, Dünya’yı ELE GEÇİRİN ve SEVME hakkımızı
geri alın.”
My Mad Fat Diary’nin ikinci kitabıyla hepinize merhaba!
Öncelikle, dizinin kitap serisiyle birebir olmadığını
söylemeliyim. Ben dizisini daha çok sevmiştim. İzlemediyseniz, benden bir
tavsiye olarak alabilirsiniz.
İkinci günlüğü Rae’nin liseyi bitirmesi ve üniversiteye
başlaması arasındaki zaman dilimini anlatıyor.
Rae bu kitapta biraz daha üzgün, obsesif kompülsif hali ön
planda, kendini sevmeye çalışıyor ve hala eğlenmeye devam ediyor.
Kitabı yer yer kıkırdayarak okudum, bazen de Rae’nin çıkmazları
içinde kayboldum. Genele baktığımızda kısa sürede bitenlerden oldu.
Bu seriyi önerir miyim diye sorarsanız, herkesin sevebileceği
bir seri olduğunu düşünmüyorum. Edebi bir yönü yok. 90’larda yaşayan İngiliz
ergen kızın günlükleri… Yine de Rae, diziden sevdiğimiz Rae işte.
Ayrıca bu seriyi okurken aklımda sürekli Wonderwall çalıyor.
“Bazen yabani otlarla ve çatlaklarla dolu bir
tarlada çılgın ve nadir görülen bir çiçek gibi hissediyorum.
Yok, yabani ot olan benim… Ama iyi ve garip bir
yabani ot.”
“Emekli olmak için can atıyorum. Henüz çalışmaya
başlamadığımı biliyorum ama baskı hissetmek istemiyorum.”
“Hitler olmaktansa deli olmayı yeğlerim.”
“Ölmek istemiyorum; sadece yaşamı sevmenin bir
yolunu bulamıyorum.”
“Kendimi sevmezsem, yalnızlığımı hiçbir şey
gideremez.”
“Dünyayı kurtarmak istiyorum ama henüz kendimi
kurtarmanın bir yolunu bulamadım.”
“Tartıdaki rakamlar oynayabilir ama inanın ki
zihniniz aynı yerde kalıyor. Başka şeyleri düzeltmeye kalkışmadan önce
zihninizi düzeltmeye bakın.”
