Agora Kitaplığı
Çeviri: Necmi Bayram
138 sayfa
|
Kitabın yorumuna geçmeden, bu kitapla birlikte kış okuma
şenliği listem –okuyabildiğim kadarıyla- tamamlanmış oluyor. Puan hesabım için:
TIK
Emma Goldman 19. yüzyıl sonu - 20. yüzyıl başlarında yaşamış
feminist ve aynı zamanda anarşist bir kişiliktir. Yaşamı ve düşünceleriyle
ilgimi çeken Emma Goldman’ın kitabına Tüyap’ta rastlamıştım.
Dans Edemeyeceksem Bu Benim Devrimim Değildir aslında karma bir
kitap. Konuşmalarından, makalelerinden örnekler var. Emma Goldman’ın evlilik,
aşk, kıskançlık, anarşizm, kadınlar, vatanseverlik, ateizm gibi konularda
görüşlerini okuyoruz.
Özgürlüğü özellikle kadın özgürlüğünü konu alan Kızıl Emma bu
konuda bazı çözümlemeler yapıyor.
Kitap biraz konuya hakim olunarak okunmalı ya da yeri geldiğinde
küçük araştırmalar yapılarak –benim gibi- :D
İyi okumalar :D
“Bugün dünyada ne özgürlük var, ne de güvenlik: Zengin olsun
yoksul olsun, toplumsal statüsü yüksek ya da alçak olsun, hiçbir insan, dünya
üzerinde tek bir köle kalmayana dek güvende değildir.”
“’Mülkiyet’, şeyler üzerinde hakimiyet kurarak başkalarının bu
şeyleri kullanmasına izin vermemektir.”
“Camdan kalelerine çekilenler, oradan bakıp başkalarına taş
atmakla hata ediyorlar, oysa camdan kaleler de incedir ve kolay kırılır.”
“Biz Amerikalılar, barışsever bir halk olarak geçiniriz. Kan
dökülmesinden nefret eder, şiddetten rahatsız oluruz. Gene de uçan
makinelerden, savunmasız bir şehir halkı üzerine dinamit bombaları atma
ihtimali bizde haz spazmları yaratır. Ekonomik gereklilikten dolayı, sanayi
patronlarından herhangi biri üstüne, kendi hayatını tehlikeye atan bir
girişimde bulunan herhangi bir kişiyi asmaya, elektrikli sandalyeye oturtmaya ya
da linç etmeye hazırızdır. Kalplerimiz Amerika’nın, dünyanın en güçlü milleti
olması; en sonundaysa, diğer bütün milletlerin enselerine kendi demir
ayaklarını çakacağı düşüncesinin gururuyla çarpar.”