| 36
MEB Klasikleri
Çeviri: Sabiha Omay
158 sayfa
|
Tristan ve Iseut, benimle birlikte yolculuklara katıldı ama
ancak 2020 yılında okunabildi. Kendisini 2017 yılında Bodrum’dan almıştım. Bu
nedenle elime her aldığımda aklıma o günleri getirdi. Fotoğraf ise Sakarya’dan kalma, yaz okulu için
Sakarya’ya gittiğimde yanımdaydı. Seyahate alışkın
bir kitap olarak, karantina günlerinde okunması onun için garip olmuş olabilir.
Tristan ve Iseut 12. yüzyıldan kalma bir aşk hikayesi. Biraz
epik, biraz romantik, çokça trajik. Masalsı bir tadı vardı, Romeo ve Juliet’i
anımsattı.
Muhtemelen kitabın amacı bu değildi ama bana iletişimsizliğin ne
kadar kötü olduğunu, insanların açık davranmak yerine saman altından su
yürütmesinin işleri çözülmez hale getirdiğini gösterdi.
Kitabın filmi de var, bir süredir izlemeyi istiyordum, artık
okuduğuma göre izleyebilirim.
“…umut, insanların yüreğinde pek az besinle de
yaşar.”
“Sesimin ne önemi vardı? Sen yüreğimin sesini
duyacaktın.”