sevdalinka etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sevdalinka etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Ekim 2019 Cuma

SEVDALİNKA - AYŞE KULİN

78
Everest Yayınları
336 sayfa


Bu kitabı okumayı Saraybosna’ya gittiğimden beri istiyordum ama biliyorsunuz ki genelde hemen okuyamıyorum. Neden böyle yapıyorum ki? Neyse, içsel tartışmalarımı es geçelim.

Sevdalinka, sevda şarkıları demek. Ayşe Kulin bu kitabında Saraybosna’da yaşayan bir gazetecinin gözünden Bosna Savaşı’nı anlatmış. Okurken gözlerim doldu hep. Sarajevo’ya tekrar gitmiş gibi oldum ve gözümde hep Ulysses’ Gaze filminden sahneler canlandı.

Sevdalinka’ya dair eleştirim şu: Tarihi gerçeklikler romanın hikayesine iyice sindirilememişti, zaman zaman vikipedi okuyormuş hissi verdi. Bosna Savaşı hakkında bilgilendirmek için güzel bir yol olabilir ama roman için pek uygun değil sanki.

Yine de ben kitabı sevdim, ana karakterlerden çok hoşlanmama rağmen sevdim çünkü konu güzel. Savaşın getirdiği kötülükleri, insanların adeta canavarlaşmasını, halkın çektiği acıları hatırlamak için okunmalı.

Dipnot: Dinlemek isteyenler için buraya bir sevdalinka bırakayım: Tık.

Umut Tüneli, 2017

“İstanbul, ayrı düşen ana oğullar, karı kocalar, kardeşler, sevgililer demekti. Sönen ocaklar, solan bahçeler demekti. Dönüşü olmayan gidişler, hasreti dinmeyen gurbetler demekti. Ne zaman birileri gitmeye kalksa Bosna topraklarından İstanbul’a doğru, acı ve özlem eşli ederdi gidene, sonsuza kadar.”

“Bir yanardağ, sadece kendi yüreğinde patlayıp sönmüştü ve söndüğünde külleri sadece onun gönlünü mezara çevirmişti.”

“Batı insan haklarını, son Müslüman da can verdikten sonra hatırlar.”

“Geçecek bunlar. Hepsi geçecek Raif,” dedi. “Bir gün çok acı görmüş insanlar olarak yaşlanacağız. Anılarımızın arasında, mutlu resimler de olacak, eminim. Hayattan vazgeçme. Sakın vazgeçme.”