85
Yapı Kredi Yayınları
436 sayfa
|
İnce Memed birkaç yıldan beri kitaplığımda bekliyordu. Çukurova
Okumaları etkinliği vesilesiyle okumuş oldum. Etkinlikten kısaca bahsedecek
olursam okulun Şehir ve Toplum kulübü tarafından düzenlendi ve biz de katılmaya
karar verdik. Etkinlik kapsamında birkaç makale ile İnce Memed 1 ve Rahmet
Yolları Kesti eserleri doğrultusunda Çukurova incelenecek.
Daha önce hiç Yaşar Kemal okumamıştım. Eylemcan seveceğimi,
akıcı olduğunu söyleyip birkaç zamandır okumam için teşvik ediyordu. –Ki
kitaplığımda bekleyen kitap da onun, teşekkür ederim buradan da- :D
Öncelikle Yaşar Kemal’in yaşadığı coğrafyayı çok iyi ifade
ettiğini düşünüyorum. Betimlemeler ve detaylar etkileyiciydi. Konuya
değinirsem, İnce Memed’in çocukluğundan başlayıp, eşkıya olmasına ve ağalığa
karşı mücadele etmesine uzanan bir hikayeyi okuyoruz. Dönemin toprak ağalığı
sistemine aşina olanlar daha büyük ilgiyle okuyacaklardır.
Kitabın oldukça sade bir dili var, yörenin ağzı konuşmalara
yansımış. Diyaloglardaki tekrarlar da muhtemelen yörenin özelliğidir diye
düşünüyorum.
Kitabı sevdim ancak karakterlerin iç dünyasına hakim
olamadığımız için kitabın içine girmem çok mümkün olamadı, dışarıdan bir
okuyucu olarak kaldım.
Seriye devam etmeyi planlıyorum, umarım ki çok ara vermeden
ederim.
“Dikenlidüzü, dünyanın dışında, kendine göre apayrı
kanunları, töresi olan bir dünyadır.” /10
“Sarp yerlerin insanları adım atarken ayaklarını
havaya fazla kaldırırlar. Dizleri hizasına kadar. Sonra ihtiyatlı, korka korka
indirirler. Buna alışmışlardır. Halbuki, ova insanları tam aksinedir.
Ayaklarını yerde sürürcesine giderler.” /75
“Özlem sıcacıktır. Özlem bir dost, bir sevgilidir.
Sarıverir insanı sıcaklığı.” /87
“Yürüdü. Kendini bırakmıştı. Kimse farkında olmadı
mı bu gidişin? Kim bilir.” /108
“Konuşan insan, öyle kolay kolay dertten ölmez. Bir
insan konuşmadı da içine gömüldü müydü, sonu felakettir.” /216
“Beklemek kadar zor bir şey yok. Bekledi.” /383