26 Aralık 2015 Cumartesi

GÖL EVİ - JAMES PATTERSON


Eve gittiğim hafta, ne okusam diyerek kitaplığımı incelerken, gözüme çarptı Göl Evi.

Kitabı indirimden alıp, bir ara okurum diye kenara koymuşum ama iki şehir arasında mekik dokurken aklımdan çıkmış.

Göl Evi’ne evde başlayıp, İstanbul’a dönüş yolculuğunda devam ettim. Normalde, otobüslerde maksimum yarım saat kitap okuyabiliyorum. İlginçtir ki bu sefer böyle olmadı. İki saat doya doya okudum. Tarihe altın harflerle yazılmalı. J

Kitabımız bilim kurgu tadında bir macera. Bilim adamları kuş ve insan genini karıştırıp kuş-insan yaratıyor ve bunları kafeslere kapayıp gözlemliyor.

Peki, kuş-insanlar kaçarsa ne olur?

Kitap konu itibariyle ilginçti ama bölümleri çok kısaydı. Bir bölümün üç sayfa olması, akıcılığına ket vurmuş.

Yazarın Maximum Ride serisi de kuş-insanlar hakkındaymış ama tüm kitapları Türkçeye çevrilmemiş.

“…kahramanlar sizi yaralayabilir ya da öldürebilirlerdi.”

24 Aralık 2015 Perşembe

Kış Okuma Şenliği 2015 / Listem


Eveeet, sonunda kış okuma şenliği listemi temize çekebildim. Tüm kategorileri doldurdum ve olmayan kitapların siparişini verdim.

Finallerim bitsin, kitaplara bodoslama dalmayı planlıyorum.(Bu finaller bitince, ikinci üniversite finallerinin başlayacağını unutabiliyor muyuz? Lütfen, unutalım.)

Ne kadar okursam bana kar deyip, şenlik açılış kurdelemi kesiyoruuum!! Fighting!! 

20 Mart 16 Güncelleme

*Altı çizili kitaplar okunanlar


1. Yabancı Yayınları'ndan çıkmış bir kitap. (10 puan)
Kurucunun Kızı, Amy Engel, 267.


2. İsminde kış mevsimini çağrıştıran bir kelime geçen veya olayların kışın geçtiği bir kitap.

Kış Güneşi, Jennifer L. Armentrout, 316.



3. Liseye başladığınız yıl ödül almış bir kitap veya o yıl ödül almış bir yazardan bir kitap. (10 puan)

2009 Orhan Kemal Armağanı: Son Ada, Zülfü Livaneli, 183.



4. Kaç şenliktir listenize alıp alıp okuyamadığınız bir kitap. (10 puan)

Kara Kraliçe Kösem, Demet Altınyeleklioğlu, 799. (İlk şenliğim olduğu için, uzun zamandır kütüphanemde bekleyenlerden birini seçiyorum.)



5. Herhangi bir edebiyat ödülüne aday olmuş ama kazanamamış bir kitap. (10 puan)

2007 Hugo Ödülü Adayı: Majestelerinin Ejderhası, Naomi Novik, 400.



6. Yasaklanmış bir kitap. (10 puan)

Kavgam, Adolf Hitler, 543.



7. Kitap Ağacı kulüplerinden birinde okunan bir kitap. (10 puan)

Sisle Gelen Yolcu, Jean-Christophe Grange,677 .


8. Başkasının sizin için seçtiği bir kitap. (10 puan)

Devlet, Platon, 368.



9. 2015 yılında çıkmış bir kitap. (10 puan)

Kadın, Yılmaz Özdil, 324.



10. Yazarından imzalı veya yazarından imzalı olmasını gönlünüzden geçirdiğiniz bir kitap. (10 puan)

Son Seferad, Beyazıt Akman, 652.



11. Bilim kurgu ya da fantastik kurgu türünde bir kitap. (10 puan)

Halka, Sara Bergmark Elfgren – Mats Strandberg, 512.



12. Siz doğmadan en az 250 yıl önce yazılmış bir kitap. (10 puan)

Decameron, Giovanni Boccaccio, 954.



13. Hem beyaz perdeye aktarılmış, hem de tiyatro veya müzikal adaptasyonu olan bir kitap. (10 puan)

Operadaki Hayalet, Gaston Leroux, 291.



14. Türk kadın bir yazardan bir öykü kitabı. (10 puan)

Deli Kadın Hikayeleri, Mine Söğüt, 172.



15. Romantik türde bir kitap. (10 puan)

Yabancı, Diana Gabaldon, 752.



16. Karakterlerden birinin bulunduğu kitabın isminde geçtiği bir kitap. (10 puan)

Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku, İlhami Algör, 58.



17. Size hediye gelen bir kitap. (10 puan)

Kumral Ada Mavi Tuna, Buket Uzuner, 499.


18. 150 sayfadan kısa 4 kitap. (Her kitap 5 puan, hepsi okunursa ekstra 20 puan, toplamda 40 puan)

Çocukluğun Soğuk Geceleri, Tezer Özlü, 65.

İçerdeki Kedi, Williams S. Burroughs, 101.

Olduğu Kadar Güzeldik, Mahir Ünsal Eriş, 124.

Dans Edemeyeceksem Bu Benim Devrimim Değildir, Emma Goldman,138.



19. İsminde aynı kelimenin geçtiği 3 kitap. (Her kitap 10 puan, hepsi okunursa ekstra 30 puan, toplamda 60 puan)

Tanrı kelimesini seçtim.
Tanrı’nın Unutulan Çocukları, Craig Silvey, 448.

Tanrı ile Sohbet 1, Neale Donald Walsch, 237.

Sineklerin Tanrısı, William Golding, 261.



20. Şimdiye kadar hiç kitabını okumadığınız dört yazardan birer kitap. Yazarların ikisi Türk, ikisi yabancı ve bir kadın, bir erkek olacak şekilde. (Her kitap 10 puan, hepsi okunursa ekstra 20 puan, toplamda 60 puan)

Türk Erkek: Sonrası Kalır 1, Edip Cansever, 664.

Türk Kadın: Bir Odadan Bir Odaya, Elif Güney Pütün, 171.

Yabancı Erkek: Göğü Delen Adam, Erich Scheurmann, 110.

Yabancı Kadın: Gökyüzü Çocukları, Katherine Rundell, 269.



21. Birinin isminin bir kelimeden, diğerinin iki, diğerinin üç, diğerinin dört, diğerinin 5 veya daha fazla kelimeden oluştuğu 5 kitap. (Her kitap 10 puan, ekstradan 40 puan, toplamda 90 puan)

Utopia, Thomas More, 244.

Northanger Manastırı, Jane Austen, 252

Genç Werther'in Acıları, Goethe, 169.

En Güzel Aşk Hikayemiz, Mario Levi, 194.

Kavalier ve Clay’in Akıl Almaz Maceraları, Michael Chabon, 726.



22. Kendi temanı kendin yarat, dört kitap belirle. (Her kitap 10 puan, ekstradan 40 puan, toplamda 80 puan)

Seri devam kitapları: 

Kanlı Seçim, Yasmine Galenorn, 396.

Buzlar Ülkesi, John Flanagan, 304.

Ejderin Tutkusu, G.A Aiken, 500.

Yıllar Sonra, İpek Ongun, 344. 




Kış Okuma Şenliği Sonucu:

28 kitapla şenliği tamamlamış bulunmaktayım. Toplamda 10.259 sayfa okumuşum.
Bunların 8 tanesi 10 puanlık kategoriden yani 80 puan.
18. kategori 5x4=20 ve ekstra puanla birlikte 40 puan.
19. kategori 30+30=60
20. kategori 60 puan
21. kategori 90 puan
22. kategori 80 puan

Toplamda: 410
Sayfa sayısını eklersek = 410+102=512


20 Aralık 2015 Pazar

YANAN KÖPRÜ - JOHN FLANAGAN


Beyaz Balina Yayınları
Çeviri: Selcen Yüksel Arvas
276 sayfa

Gölgelerin Efendisi 12 kitaplık bir seri.

Yazar, oğluna cesaret vermek amacıyla bu seriyi yazmaya başlamış. Oğlunu, kitabımızın ana karakteri Will’le eşleştirebiliriz sanırım.

Yanan Köprü’de serinin ikinci kitabı.

Seri Kero’nun(kuzenim). Kendisi on iki kitabı sıkıldıkça okur, bu nedenle en küçük ayrıntıyı bile bilir. Onun önermesiyle, geçen sene ilk kitabını okumuştum. Geçenlerde “Hani bu seriyi okuyacaktın? Aradan bir yıl geçti, ne zaman devam edeceksin?” sorusuyla, Yanan Köprü’ye başladım.

Tembelliğin de bir sonu olmalı. :D


Kitabımız Orta Çağ şartlarında geçiyor. Yani tüfeğin icat olmayıp, mertliğin bozulmadığı yıllar.

Kahramanımız Will, Orman Muhafız çırağı olarak yeni görevine başlıyor ve kitap heyecanlı bir yerde bitiyor.

Okuduğum iki kitabı da fantastik edebiyata giriş niteliğinde. 

Dilinin basitliği, puntoların büyüklüğü gibi nedenlerle on yaş üstünün rahatlıkla okuyabileceği bir seri.

Üçüncü kitabına merakla başlayacağım. Yakın zamanda. Umuyorum.


15 Aralık 2015 Salı

FELSEFENİN KISA TARİHİ - NIGEL WARBURTON


Öncelikle itiraf edeyim, kitabı bir ay önce bitirdim ama ancak yorumunu yazabiliyorum.

Felsefenin Kısa Tarihi, felsefeye giriş niteliğinde. Kronolojik olarak filozofların hayatlarını özetliyor ve önemli düşüncelerinin altını çiziyor.

Ben lisedeki felsefe dersini kopyayla geçmiştim. Bu nedenle filozoflar hakkında pek bilgim yoktu ve bölüm derslerimde zorlanıyordum. Şimdi en azından isimleri geçince “haaa ben bunu hatırlıyorum şunu şunu demişti.” diyebiliyorum.

Bu da benim için büyük bir gelişme.

Hatta sanırım felsefeye karşı ön yargılarımı yıkıyorum.

Kitap, felsefe severler için fazla basit kaçabilir.

Genel olarak, kitabın ilk bölümlerinin anlatımı daha iyiydi. İlerledikçe filozoflara dair daha gereksiz bilgilerle dolmaya başladı. Açıkçası bu durum da beni biraz sıktı.

Kitaba göre, kafa yapımın en uygun olduğu filozof Schopenhauer. Tabii, öncelikle filozofun kendi kitaplarını okuyup, kararımı somutlaştırmam gerekli.


Sonuç olarak, felsefeye giriş için güzel bir kitap. Devamını getirmek de bana kalmış durumda… 




10 Aralık 2015 Perşembe

Yaşamdan Kareler 2


Memleketimden bir kare. Başa dönelim.

Saat 7.30’da alarmımın çalmasıyla gözlerimi araladım. Alarmımı kapattım ve sadece beş dakika diye düşünerek uykuma döndüm. Uyanabildiğimde yarım saat geçmişti. Bu uykuyla neden anlaşamıyoruz bilmiyorum. Beş dakika dediysem beş dakikadır. Kabullenmeli.

Koşturarak giyindim ve evden çıktım. Tramvayda, her zaman yaptığım gibi, “Neden bu kadar kalabalııık?” diye kendi kendime söylendim.

Tramvaydan inip, fakülteye doğru gözlerim yarı kapalı yürürken, kafamı neden yukarı kaldırdım bilmiyorum. Böylece ağacın üstündeki dubayı gördüm. Gözlerimi ovuşturdum, daha fazla açmayı denedim ama sonuç değişmedi. Hööönnnkkk!! O dubayı kim koydu ağaca ya da fırlattı mı demeliyim?

Uykum da açıldı haliyle. Sonra o turuncu şeridin, duba değil delinatör olduğunu öğrendim. Yeni bir kelime daha.
Birkaç gün sonra da ağaçlar budanırken, o delinatörü ağacın dallarıyla birlikte yerde gördüm.


Bugünse yine sabah saatlerindeyiz ama dersim normal bir zamanda. Bense okuduğum kitapların yorumlarını yazmak yerine bunu yazıyorum.

Neden?

Çünkü üşeniyorum. Hem de aşırı.

Yapmam gereken birikmiş çok şey var. İkinci üniversite sınavlarım bu hafta sonu, finallerim 21’inde başlıyor. Vizelerde yamulduğum için finallere daha çok çalışmam gerek. Quizler ve ödevlerim var.

Zaman az, yapılması gerekenler çok. Daha önceden başlamam gerekirdi ama o sıralarda dil kursu için danışmanları geziyordum ve derin bir kararsızlık içindeydim. Düşünüp taşındım, kararımı verdim ve anlaşmalar yapıldı. Yaz tatilinin iki ayını İngiltere’de geçireceğim!!

Evet neyse, ben de durumlar böyle. Yumurtanın kapıya dayanmasını beklemek alışkanlıklarımın arasına girmiş sanırım.


Şimdi, biraz daha uyuyayım. Sadece beş dakika.


7 Aralık 2015 Pazartesi

Mim: 200 Yıl Sonra Bugün



Sevgili Dreamella, beni mimlemişti. Aklımda sürekli kurgulamama rağmen, yazmak için ancak fırsat bulabildim. Gecikme için özür diliyorum.

Mimin konusuna gelince, 200 yıl sonra bir günümüzü anlatacağız.

“200 yıl sonra bile sabah erken kalkmanın zor olabileceğini kim düşünebilirdi ki? Az önce kişisel robotum Oz, kafama kum dökerek beni uyandırdı.

Kahvaltı çipimi kulağımın arkasına yerleştirirken, aynı anda oksijeni bitmiş kıyafetimi değiştirmeye çalışıyorum.

Yıl 2215 ve biz İYC’de yaşıyoruz. Açılımı İnsan Yapımı Cennet. İsmi sizi yanıltmasın, cennetle alakası yok ya da cennet böyle bir yerse ben almayayım, kalsın.

Oz saçlarımı tararken, 200 yıl önceki hayatımı düşünüyorum. Öğrenciydim, İstanbul’daydım ve dünya henüz vardı. Büyük İstanbul depremini bekliyorduk. Uzmanlarımız vardı, önceden haberimiz olacaktı. Yanılmışız.

İstanbul depremi, diğer fay hatlarını da etkiledi ve dünyanın sonu geldi.

Şimdi, hayatta kalan bir avuç insanla birlikte, neredeyse ölümsüz olarak yaşıyoruz. ABD, yaklaşık 450 yıl yaşamanın formülünü keşfetmiş ama dünyaya açıklamamıştı. İnsan ırkı yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalınca, bu iğneyi hepimize vurdular.

Aynaya bakıp, başımı sallıyorum ve Oz küçülerek saat biçimini alıyor. Bileğimi takıyorum ve işe gitmek için an-mobilime biniyorum. İşim kumdan yararlı bitkiler üretmeye 
çalışmak, çünkü İYC’de kumdan bol bir şey yok.

Aslında bu yapay gezegenin ve sahte insanlığın yararına bir şey yapmak istemiyorum. Hepimiz ölmeliydik ve dünyayla birlikte insanların da sonu gelmeliydi. İntihar etmemizi engelleyen, beynimize yerleştirilmiş çipler yüzünden düşüncelerimi gerçekleştiremiyorum.

Tek istediğim, en kısa sürede ölebilmek.”


Gelecekten bir gününü anlatmak isteyen herkesi mimliyorum. :D


3 Aralık 2015 Perşembe

OZAN BEEDLE'IN HİKAYELERİ - J.K ROWLING


Harry Potter’ın büyülü dünyasını çok özlemişim! Biraz normale dönen HP çılgınlığım, tam gaz geri geldi.

Asamı çıkarıp, cübbemi giyip, neden hala Hogwarts mektubum gelmedi diye yakınmaya başladım. Ah o mektup bir gelse! Pılımı pırtımı toplar, saniyesinde peron 9¾’e koşarım. Kimse beni tutamaz!! Diagon Alley’e de gitmek gerek tabii. Süpürgem, kazanlarım ve kedim eksik.

Üniversitemde harcanıyorum cidden. Neyse.

Ozan Beedle Hikayeleri, büyücü bebekler tarafından sevilen uyku öncesi hikayeleridir. –Her gece annem düzenli olarak anlatırdı.- Rowling, Muggle okuyucular için kolaylaştırıcı açıklamalar getirmiş. –Siz Mugglelar için.-

Kitap, beş hikayeden oluşmakta. Benim favorilerim Sihirbazın Kıllı Kalbi ve Üç Kardeşin Hikayesi oldu.

Muggle hikayeleriyle ortak noktaları olduğu kadar, farklılıkları da vardı. Hikayelerden çıkarılması gereken ders, sihrin dertleri iyileştirdiği kadar derde de sebep olduğudur.


Her hikayenin sonunda Albus Percival Wulfric Brian Dumbledore’un notları bulunmaktadır. Profesör Dumbledore bu kitabı, ölüm yadigarlarını bulmalarına yardımcı olsun diye Miss Granger’a vermişti. Ayrıca kitabın gelirleri Lumos adı verilen çocuklara yardım kurumuna gidiyor.

Hikayelerin hepsi –hala mektubum gelmedi!- büyülü dünyaya açılan kapıyı biraz daha aralıyor. Baykuş beklediğimi getirdiğinde, o aralıktan geçip, dünyalarına dahil olacağım. J
“Hayatta hiçbir erkek ya da kadın, ister sihirli olsun ister olmasın, fiziksel, akli ya da duygusal, incinmenin bir biçiminden kaçınamamıştır. Acı çekmek nefes almak kadar insanidir.”
“İnsanların, tam da kendileri için en kötü olan şeyleri seçme gibi bir marifetleri var.”