amy engel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
amy engel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Mayıs 2016 Pazartesi

41) DEVRİMİN KIZI - AMY ENGEL

amy engel, devrimin kızı, yabancı yayınları, kağıt salıncak

Yabancı Yayınları
Çeviri: Aslı Tümerkan
264 sayfa


Devrimin Kızı’nı ilk kitabı okuduktan bir hafta sonra sipariş etmiştim. Okumayı sınav dönemime kadar erteledim. Kurucunun Kızı’nı da vize zamanında okumuştum. :D

Sınav dönemlerimde fantastik, bilim kurgu, hikaye, şiir gibi türleri okumayı daha çok seviyorum. Hem kısa süre de olsa sınav kaygısından uzaklaşıyorum hem de kolay okunuyor. (Neyse ki finaller bitti ve ben de yorumlarımı yazmaya başlayabildim :D)

Devrimin Kızı da bu açılardan iyi bir seçimdi ve bir günde bitti.

Serinin bu kitabında da distopik öğeler baskın değil. Yine de en azından yaşam mücadelesi vardı.

Kitap ağırlıklı olarak aşk konusunu ele almakta. Ivy’nin kendisi olma çabalarını da yabana atmayalım :D Bu konular uzun uzun anlatıldığı için kitap pat diye bitmiş oldu. Sonun biraz daha uzun tutulmasını tercih ederdim.

Yine de belirtmeliyim ki iki kitapla seri tamamlandığı için mutluyum. :D Seriler uzadıkça olaylar saçma bir hal alabiliyor.

Kitabın cildini, tasarımını beğendim ancak ilk kitapta da yaşadığım bandrol sorunu var. Yani bandrolü cilde yapıştırıyorlar ve bandrol kayıp düşüyor. Şömize yapıştırsalar daha mutlu olacağımı söylemek isterim. :D

Son olarak da serilerin çevirisinin aynı çevirmen tarafından yapılmasını tercih ediyorum. Ama maalesef Devrimin Kızı’nda çevirmen değişmiş.

Seri distopya türüne aşina olmayanlar için ideal. J İyi okumalar. :D

“Artık uykunun insana nasıl unutma şansı tanıdığını ama şafakla acının da uyandığını ve insanın bir saliseliğine ne çektiğini unuttuğu için daha da kötü hissettiğini anlıyordum.”

“Ama bir duygunun saçmalığını anlamakla o duyguyu kontrol etmenin çok farklı iki şey olduğunu anlamaya başlamıştım.”

“Daha önce hiç anlamadığım bir şekilde, birini sevmenin her zaman uçmak gibi geleceğini anlıyordum: hayal edilemez bir atlayış, düşme korkusu, kalbin adeta insanın boğazında atmasına sebep olacak heyecan. Bu her zaman imkansız olacaktı; ta ki imkansız olmadığı ana, kişi sadece inancı üzerinde uçana kadar.”


“Bazı insanlar… bazı insanlar asla değişmez. Değişmeleri gerektiğinde bile.”


26 Mart 2016 Cumartesi

30) KURUCUNUN KIZI - AMY ENGEL


Yabancı Yayınları
Çeviri: Merve Özcan
267 sayfa

Kurucunun Kızı bolca reklamını gördüğüm, yorumlarını okuduğum bir kitaptı. Bir gün D&R’da gezerken, indirimlilere göz attım ve Kurucunun Kızı’da oraydı! İndirime dayanamıyorum ve merak ettiğim de bir romandı. Aldım tabii :D

Kış Okuma Şenliği kapsamında okumam gerekirken yetişmedi ve vize haftama kısmet oldu. Evet, sınavlarla birlikte okunabilecek bir kitap, yormuyor, akıcı ve heyecanlı. Kafa dağıtmaya bire bir. :D

Kurucunun Kızı aslında –bence- bir aşk romanı, aşkın içine distopik öğeler serpiştirilmiş gibi. Okurken bir eksi olarak görmüyorsunuz ama yaşanan dünyayı gözümüzde belirginleştirse daha güzel olabilirdi.

Ana karakterlerimiz kurucunun kızı Ivy ve başkanın oğlu Bishop. İkisi de sevilesi karakterler… Özellikle Bishop. :D Okursanız eminim siz de Bishop’ı gerçek hayata taşımak isteyeceksiniz.

Kitabı okurken “Acaba orada yaşasam mutlu olur muydum?” diye mütemadiyen düşündüm. Sınav haftamdı, gergindim üstelik bomba tehdidi her yerdeydi. Bir nevi distopyanın içinde yaşıyordum. Sonuç olarak kitabın içinde de mutlu olmayacağıma karar verdim. :D

Bunların dışında, ciltli kitapları her zaman sevmişimdir ve Kurucunun Kızı’nın cildi harika! :D Kitaplıkta muazzam duruyor. :D

Kurucunun Kızı’nı memlekete dönerken yolda bitirdim ve otobüsten indiğimde ikinci kitabı kitapçılarımıza –aslında kırtasiyemsi- sordum. Maalesef ki bulamadım. İkinci kitabını okumayı merakla bekliyorum :D 

HAYATIN İÇİNDEN NOT: Memleket demişken... Ebeynlerim bana sürpriz yapmışlar ve tüm kitaplıklarımın üstüne iki raf ekletmişler (çalışma masamın üstüne bile). :D Artık okunmuş kitaplar kitaplığımın bir kısmı tek sıra ve okunacak kitaplar kitaplığımın + çalışma masamın da üstü polisiye/aşk/klasik karma oldu. :D Distopyanın içindeki ütopya durumunu yaşayan Salıncak bildirdi. :D 

“Ama onların aksine ben barışın ne kadar da narin olduğunu, nasıl şimdi bile kopma tehlikesinde olan birkaç ince ip telinde asılı olduğunu biliyordum.”

“Eğer kullanıldığının farkındaysan ve yine de buna izin veriyorsan, gerçekten kullanılıyor olur muydun?” 
“Acı bazı insanların anladıkları tek dildir.”

“Aşk kanunlaştırabileceğin bir şey değildi. Aşk tablolardan, grafiklerden ve eşleşme oranlarından daha fazlasıydı. Aşk karışık ve karman çormandı ve rastlantısal büyüsünden onu yoksun bırakmak bir hataydı.”
 “Çünkü herkesin güvenecek birine ihtiyacı vardır.”