![]() |
40
Vahşi Kadın Arketipine Dair Mit ve Öyküler
Ayrıntı Yayınları
Çeviri: Hakan Atalay
542 sayfa
|
“Öyküler
ilaçtır. İlk öykümü duyduğumdan beri onların büyüsünden kurtulamadım. Onların
böyle bir gücü var; bir şey yapmamızı, olmamızı, etmemizi şart koşmazlar;
sadece dinlememiz yeterlidir.”
Kurtlarla Koşan Kadınlar hakkında uzun uzun konuşulabilecek,
yazılabilecek, sindirilmesi zaman alacak kitaplardan biriydi benim için. Uzun
zamandır Bilge’yle okumak istiyorduk ve Nisan ayında başladık. Tam olarak bugün
kitabı bitirdim ama kapağını tekrar tekrar açacağım gibi görünüyor.
Yazarımız Clarissa P. Estés bir şair, psikanalist ve cantadora
yani eski öyküleri toplayıp saklayan kişi. 20 yıl boyunca öyküler toplamış ve
bu kitabında psikolojik olarak incelemiş.
Kurtlarla Koşan Kadınlar 16 bölümden oluşuyor, her bölüm farklı
bir konuyu ele alıyor: Erginlenme, aidiyet, yaşlanma, bilgelik, annelik,
cinsellik... Kısaca insanın doğasını ele alan öyküler… Kitapta bildiğim
hikayeler kadar bilmediklerim de vardı. Söylemeliyim ki bildiğim hikayelere hiç
bu gözle bakmamıştım.
Kitabın dili alışana kadar biraz zorladı ama ilerledikçe ya
kolaylaştı ya da ben alıştım. Akademik bir dili var. Kitabı okumak için
psikanaliz konusunda da bilgi sahibi olmanın önemli olduğunu düşünüyorum. En
azından Freud ve Jung’un bilinmesi gerek çünkü yazar yer yer göndermeler
yapıyor, eleştirilerde bulunuyor.
Kitabı okudukça bazen çevremdeki insanların davranışlarının
bazen kendi davranışlarımın temelini anladığımı hissettim. Artık masalları daha dikkatli okuyacağım.
Zaman zaman unutsak da içimizde var olan ve bize güç veren
özümüzü daha sık hatırlamamız dileğiyle… Keyifli okumalar!
“Uyum
göstermek, tüm kadınlar tarafından akılda tutulması gereken sarsıcı bir
kavrayışa yol açar. O da şudur: Kendimiz olmamız, diğer pek çok kişi tarafından
dışlanmamıza neden olur, buna karşılık başkalarının isteklerine boyun eğmemiz
de kendi kendimizden sürgün edilmemize yol açar.”
“Vahşi
Kadın, cesaret eden, yaratan ve yıkandır. Bütün yaratıcı eylem ve sanatları
olası kılan ilksel ve buluşçu ruh odur. O, etrafımızda bir orman yaratır ve biz
de hayata bu yeni ve özgün açıdan bakmaya başlarız.”
“Sevginin
bir bedeli vardır. Bu bedel, cesarettir. Göreceğimiz gibi, bu bedel uzaklara
gitmektir.”
“Yeni
bir şeyi tekrar ekmek ve büyütmek için en iyi topraktır dip. Bu anlamda dibe
vurmak, son derece acı verici olsa da, aynı zamanda tohum ekmenin zeminidir.”
“Bağımlılık,
hayatı daha iyi “gösterirken”, onun içini boşaltan her şeydir.”
“Benim
için yalnızlık daha çok kendimle birlikte her yere taşıdığım ve ihtiyaç
duyduğumda etrafıma açtığım katlanmış bir orman gibidir.”
“Çoğu
zaman başkalarını, kendimizin yaralanmış olduğumuz yerden ya da onun çok
yakınından yaralarız.”
“Bütün
mesele de budur… devam etmek. Bilgelik yazgımıza doğru devam etmek.”
