19
İthaki Yayınları
Çeviri: Erhan Cindaş
291 sayfa
|
“Opera hayaleti gerçekten vardı.” cümlesiyle başlayan bu kitabı
aslında 2015 Kış Okuma Şenliği için almıştım. “Hem beyaz perdeye aktarılmış,
hem de tiyatro veya müzikal adaptasyonu olan bir kitap” kategorisine cuk
oturuyordu.
Yıl olmuş 2019, ben şimdi okuyorum. Neden ertelediğimi
bilmiyorum, aslında merak ettiğim kitaplardan biriydi.
Trajik bir aşk hikayesi Operadaki Hayalet. Nefret etseniz de
içinizi sızlatan ve üzen bir kahramanı içeriyor. Üslubu belgesel romanı
andırıyor, yazar araya girip bilgi verebiliyor.
Başlangıçta kitaba kendimi çok kaptıramama rağmen, ilerledikçe
konu güzelleşti. Gizemli ve mistik yönü beni içine çekti.
![]() |
| Palais Garnier: Olayların geçtiği opera binası Kaynak: Pinterest |
Operadaki Hayalet’in elimdeki basımı aşırı olmamakla birlikte,
yine de beni rahatsız edecek kadar yazım hatası ve düşük cümle barındırıyordu.
Aynı zamanda İthaki’nin, kısa yazar biyografilerine dair eleştiri
aldığı klasikler serisine ait bir kitap. Örneğin Gaston Leroux’u “Gazeteci eskisi,
çirkinsevici, operanın hayaleti.” olarak tanıtmışlar.
Operadaki Hayalet’i sevdim, özellikle son kısımlarını… Umarım
bir gün müzikaline de gidebilirim.
“Tek istediğim ben olduğum için sevilmekti. Eğer beni sevseydin
bir kuzu kadar yumuşak olurdum ve dilediğin ne varsa yapabilirdin bana.”
“Kendimi asla başkaları gibi ifade etmem. Ama artık yoruldum
bundan!”
