23 Ekim 2019 Çarşamba

Yaşamdan Kareler: Abdülmecid Efendi Köşkü İçimdeki Çocuk Sergisi



Bugün çok güzel bir etkinlikle geldim buraya. Eğer İstanbul’da yaşıyorsanız, 10 Kasım’a kadar gezin, kaçırmayın.

Abdülmecit Efendi Köşkü’nde 16. İstanbul Bienali kapsamında Ömer M. Koç’un koleksiyonundan eserler sergileniyor. Teması: İçimdeki Çocuk.



Sergide birçok sanatçının eseri var ama benim gitme nedenlerimden biri Antoine de Saint-Exupery’nin orijinal Küçük Prens çizimleriydi.


Sergi pazartesi hariç saat 11.00-19.00 arasında açık. Biz saat üç gibi dersten çıkıp gittik. Üsküdar’dan Abdülmecit Efendi Köşkü’ne giden dolmuşlara bindik. Altunizade metro durağı da köşke çok uzak değil, dönüşümüzü de öyle yaptık.



Gittiğimizde biraz sıra vardı ama hızlı ilerliyor. Köşkün dışını inceleyerek beklemek bile keyifli. Sergi kadar köşkü de büyük bir zevkle gezdik, hayran kaldık.

İstanbul’da yaşamanın en güzel yanı bu sanırım, negatif yönleri böyle etkinliklerle silinip gidiyor.


Size Kentleşme dersinin makalelerinden birinde okuduğum ve beğendiğim bir paragraf bırakayım postu bitirirken: “En büyük paradoksları bile 20. yy çıkarmadı mı karşımıza? Bu kadar kalabalıklaştığı halde dünyamız, bu kadar yalnız kaldığı olmamıştı insanın. Büyük şehirlerde milyonlarca kişiyle birlikte yaşıyor insanlar, oysa dolmuşta oturduğu adamı tanımıyor ya da otobüste ayağına basanı ömründe ilk kez gördüğü halde kim olduğunu merak etmiyorlar. İnternet aracılığıyla milyonlarca kişiyle konuşacak kadar sosyal, günlerce evden çıkmayacak kadar yalnızız.”


34 yorum:

  1. Sindirella'nın topuklusu mu o yoksa, fanusun içindeki :)

    Çok sevimli bir sergiymiş, ismi de pek hoş.

    Alıntı da çok manidar. Doğru söze ne hacet.
    Paylaşımınız için teşekkürler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Küçük Hanım,
      Evet, çok güzel değil mi? :))
      Sergiyi çok beğendim. :))

      Sil
  2. bu yaz istanbul'a çok kısa bi süre için gittim hangi müzeye, sergiye gitsem diye arada kaldım. yaşayanlar şanslı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Burcu,
      Bazı açılardan bence de şanslıyız. :))

      Sil
  3. Abdülmecid Efendi köşküne bu sene hâlâ gidemedim. Havalar mis gibiyken halletmeliydim:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Klio'nun Şarkısı,
      Bence de, hem de havanın keyfini çıkarmış olursunuz :))

      Sil
  4. Burnumun dibinde köşk ama öyle çok fotoğraflarını gördüm ki serginin (özellikle bir arkadaşım üşenmemiş hepsini çekmiş sağolsun) gitmesem de olur moduna girdim niyeyse. Yine de gidip köşkün bahçesine bile girmek iyi gelebilir tabi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Handan,
      Umarım ben de hepsini çekenlerden değilimdir :D İnternette yayınlanmış eserleri bloguma koydum, en beğendiklerim yazıda yok, Küçük Prens hariç :D Köşk çok güzel, yakınsa kesinlikle git bence :))

      Sil
    2. Yok yok, değilsin,bu kadar tabii ki koyulacak. O hepsini koymuş :D

      Sil
    3. Sanki bu sergiye fotoğraf çekmek ve çekilmek için gelmişler gibi hissetmiştim ben de, eserlerle ilgilenmekten ziyade...

      Sil
  5. Çok güzel gözüküyor ne iyi yapmışsınız :)
    Sevgiler

    YanıtlaSil
  6. Harika bir bilgilendirme çok teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eğitim Pınarı,
      Rica ederim, beğenmenize sevindim.

      Sil
  7. ay aklımdaaa da çok bekleniyomuş girmek için yiaa :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Deeptone,
      Biz çok beklemedik Deep, en azından bana göre :D

      Sil
  8. ömer koç dedin beni benden aldın :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Günlük,
      Benim de Koç olasım ve koleksiyon yapasım geldi sergiden sonra :))

      Sil
  9. Çok beğendim, böyle yerleri gezmeyi ayrıca çok seviyorum. 10 kasıma kadar gidebilirim ben de inşallah. Resimler de harika. :)

    YanıtlaSil
  10. İstanbul'da bir yere gitmek istiyorsan rahatca, ozellikle de haftasonlari, erkenden kalkip gideceksin. Guzel yer cok ama şöyle ozgurce istedigin saatte gidebilme sansin gozgoz korkutucu oluyor malesef. Kilit trafik sira vs...😅 Paragraf da guzelmis ne guzel ifade etmis, aynen oyle durum.Sevgiler😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir Hayal Kur,
      İstanbul'un sorunu çok kalabalık olması işte, sığmıyoruz artık, bunalıyorum :/ Sevgiler :))

      Sil
  11. 'Bu kadar kalabalıklaştığı halde dünyamız, bu kadar yalnız kaldığı olmamıştı hiç insanın.' Ne doğru, ne etkileyici bir cümle. Oraya gitmeyi çok isterdim. Fotoğraflar aşırı iştah açıcı :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İlkay,
      Ben de çok beğendim İlkay, makalenin tamamı da güzeldi :)) Bienalin en sevdiğim sergisi bu oldu. Dün Büyükada'daki sergilere gittik ve pek sevmedim :/

      Sil
  12. ben de geçen cumartesi gittim, sergi çok güzeldi ama haftasonu gidilmez, beklemekten bittim resmen, üstelik 11:10'da ordatdım..:/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eren,
      Haftasonu kötü bir tercih olmuş :(( Hafta içi bile ben sıra olacağını düşünmemiştim. İlginin sergiye mi yoksa instalık fotoğraf çekilmeye mi olduğundan emin olamadım.

      Sil
  13. Biz de gittik harikaydı :) 24 Aralık'a kadar uzatıldı diyorlardı ama ne kadar doğru bilmiyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ages and places,
      Evet, ben de öyle okudum, uzatılmıştır çok güzel olmuş. Bienalin en sevdiğim sergisiydi :))

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...