bahar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bahar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Mayıs 2019 Cuma

Yaşamdan Kareler: Büyükada Yeniden


Müjdemi isterim, Adalar sezonunu açtım! Adaya gitmek benim için mühim bir tutkudur.

Havalar ısınınca Cansu’yla gitmeye karar verdik. Kendisinin ilk seferi oldu. Bu da bana ilk kez adaya gittiğim zamanı anımsattı. Daha küçüktüm, Büyükada o zaman İstanbul’un küçük bir kopyası gibi değildi.


Ben Ada’dayken hissettiğim daha kültürlü, aydın havayı seviyordum. İzlediğim dizi ve filmlerden de etkilenmiş olmam muhtemel tabii ki. Adalar bozulan İstanbul’a rağmen eski günlerdeki seçkinliğini koruyor gibi geliyordu bana.


Üzülerek belirtiyorum ki Adalar popüler kültürün kurbanı olmuş veya olmak üzere. Hiç bu kadar kalabalığa rastlamamıştım. Sokaklar dopdolu, bisiklet kullanacak alan bile sıkıntılı ve Ada kokuyor. Bunların dışında bir yandan da atları gördükçe yüreğiniz burkuluyor.



Biz öncelikle Hatırla Sevgili evlerini ziyaret ettik: Con Paşa Köşkü ve Yalman Köşkü. Ardından internette bakımsızlıktan harabe haline geldiğini okuduğum Troçki köşküne bakmaya gittik. Hala zamana meydan okumaya çalışsa da yıkılmadan görmek istedik. Yıkılmadan kelimesi de üzüyor beni, gönül isterdi ki müze olarak kapılarını ziyaretçilere açsın.

Troçki Köşkü

Troçki’nin evinin adı aslında Sivastopol Köşkü. Mimar Konstandinos Dimadis tarafından yapılmış. Stalin’le olan mücadelesini kaybeden ve Rusya’dan sürgün edilen Troçki 1929-1933 yılları arasında Sivastopol Köşkü’nde yaşamış. Rus Devrim Tarihi ile otobiyografisini bu evde yazmış.

Troçki Köşkü

Ardından Aşıklar Tepesi’ne doğru yol aldık ve her yerin özelleşmesine, doğayı ücretlendirmemize sinirledik. Dilburnu Tabiat Parkı girişi 7 TL olmuş. Aşıklar Tepesi’nin fiyatını bilmesem de o da benzerdir. Aya Yorgi’ye tırmandık. Tepe sesimi alıp götürecek kadar rüzgarlıydı, sayesinde iletişimimi dumanla mı sağlasam diye düşünüyorum. :D


Kiliseye girerken sıra oluşmuştu, inanabiliyor musunuz? İçeriye girebildiğimizde kilise tıklım tıklımdı. Kapıya fotoğraf çekmenin yasak olduğunu belirten tabela asmalarına rağmen rahip sürekli uyarıda bulunmak zorunda kaldı. Sessiz olup saygı göstermeyi bilmeyenler de cabası! Bunları gördükçe gelin de eski Ada’yı özlemeyin…


Rum Yetimhanesi

Tepeden inince Büyükada Rum Yetimhanesi’ni de görmeden dönmeyelim dedik. Bu yapı beni her gidişimde etkiliyor. Bu sefer daha yıkılmış, daha kırgın ve daha kaderini kabullenmiş gibiydi.

Ada’da üzücü değişiklikler olsa da ben hala çok seviyorum. Her şeye rağmen güzel. Evleri, denize çıkan sokakları, kedileri…



O zaman kısadan hisse, Büyükada gibi olalım. Dışarıdan gelen etkilere rağmen kişiliğini ve güzelliğini koruyup, zamana karşı direnmeye çalışıyor. Örnek alınması gereken bir durum, sizce de öyle değil mi?


15 Nisan 2017 Cumartesi

Yaşamdan Kareler / Büyükada : Hatırla Sevgili


Baharda adalara gitmeyi herkes sever, kabul ediyorum ama ben bir başka seviyorum. Ada’ya gitmek bir tutku gibi bende; yaz, kış fark etmiyor.

İstediğim kadar gidemiyorum, planlarım sürekli engellere takılıyor. Yine de gittiğimde mutlu oluyorum.



Bu sabah, Bilge ve ben, saat 7’de yola çıktık ve 8 vapuruna yetiştik. Planımız, Hatırla Sevgili dizisindeki Yasemin -Beren Saat- ve Ahmet’in -Cansel Elçin- evlerini görmekti.



Hatırla Sevgili, 1960-70’leri anlatan bir dönem dizisi ve bence en iyi yerli dizilerden biri. Necdet -Okan Yalabık- karakterini de çok sevdiğimi belirteyim. Eğer izlememişseniz, tavsiye ederim.

Aşağı yukarı 1,5 saat süren yolculuğun ardından Büyükada’ya adımımızı attık. Çok kalabalık değildi ki ben adayı böyle severim.



Haritamızı açarak yola koyulduk. Yer-yön duygum pek olmadığından, harita okumayı Bilge’ye bıraktım. 😏

kağıt salıncak, gezi


Eğer köşkleri görmek isterseniz, Çankaya Caddesi’nde ikisini de karşı karşıya görebilirsiniz. Ayrıca köşklere giderken Mizzi Köşkü’nün de yanından geçiyorsunuz, şu an restorasyonda. Ada’ya ilk geldiğimde, satılık olarak gördüğüm ve benimsediğim köşk olur kendileri. 😜

Con Paşa Köşkü


Con Paşa Köşkü olarak bilinen, benimse Ahmetlerin evi olarak bildiğim yapı 1880 tarihinde Con Paşa tarafından yaptırılmış. Con Paşa, yöneticisi olduğu İdare-i Mahsusa ilk Kadıköy – Adalar seferlerini başlatmış.

büyükada, kağıt salıncak
Yalman Köşkü


Yalman Köşkü yani Yaseminlerin evi, Ahmet Emin Yalman’ın köşküymüş. Kendisi başarılı ve ödüllü bir gazeteci. Ayrıca Hatırla Sevgili'de, iç çekimlerde Meziki Köşkü kullanılmış.

Yasemin Sokağı 

Köşklerin ardından, bir kahve ve atıştırma molası verdik. Yeşillik, ağaçlık bir yere gitme kararıyla, yukarıya tırmanmaya başladık.


Rastgele yürüdüğümüz yol, aslında yetimhane güzergahına gidiyormuş. Biraz çimlere yatıp, dinlenip tekrar yetimhaneye devam edelim diye konuştuk. Papatyaların güzelliğine de dayanamamış olabiliriz.



O esnada ben de her “köpek var” yazan yerde, köpek olmadığını düşündüğümü Bilge’ye söylüyordum. O da köpeklerden korkuyor dolayısıyla laf lafı açtı. Biz anılarımızı didiklerken, arkamızdaki bayırda iri bir köpek havlamaya başlamaz mı?



Adalardan, köpeklerle ilgili bir atraksiyon yaşamadan dönemiyorum arkadaşlar. Heybeliada’da da peşimize takılmışlardı. Bu kez, olağünüstü bir hızla eşyalarımızı alıp, uçar adımlarla aşağı yürümeye başladık. Ben de aynı zamanda “canım kedileeeer” diye kendi kendime mırıldanıyorum.

Ada kedileri

Aşağıdaki yola vardık, bilin bakalım o da ne? Alman kurduna benzer bir köpek kenarda yatıyor. Geriye gitsek havlayan, ileri gitsek bu. Ne yapsak da bu zorlu durumdan kurtulsak derken, bir kedi –mucize kedi- köpeğin yanından rahatlıkla geçti. Biz de kediye dokunmayan, bizi de tınlamaz düşüncesiyle ilerlemeyi başardık.



Ada merkezine dönünce, bu olayın üstüne bir güzel midye tava ve kokoreç yedik. –balıksevmeyengiller- İstanbul’a giden vapuru bekledik.

Kaymakamlık

Böylece ada anılarımıza bir yenisini eklemiş olduk.




Son olarak, siz siz olun, adaya giderken güneş kreminizi sürmeyi unutmayın, yoksa benim gibi kızarmış yüzünüze aynada içiniz acıyarak bakarsınız.