deli kadın hikayeleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
deli kadın hikayeleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Kasım 2016 Perşembe

76) DELİ KADIN HİKAYELERİ - MİNE SÖĞÜT

kağıt salıncak kagit salincak kitap yorumu

Yapı Kredi Yayınları
172 sayfa


Deli Kadın Hikayeleri, Mine Söğüt’le tanışma kitabım oldu.

İçinde 21 hikaye var. Biraz sert, öfkeli ve delirerek ölen kadınlara ithaf edilmiş hikayeler bunlar…

Kadınlar niye delirir? Neden kendini öldürmek ister? Onu dibe iten nedir? Her hikayede farklı bir yanıtla karşılaşıyoruz.

Okuyacaklarımız bazen korkunç olabilir.

Karamsar olabilir.

Hatta bize benzeyebilir.

Başlangıçtaki hikayelerde bir alışma evresi geçirsem de, Mine Söğüt’ün dilini sevdim. Özgün bir kalemi var.

Ayrıca kitabın içinde eşi Bahadır Baruter’in çizdiği resimler var. Eşiyle ilk ortak çalışmalarıymış. Mine Söğüt, Bahadır Baruter’e hikayelerin temasını söylemiş. Eşi de hikayeleri okumadan, kendisi kadın ve delilik üzerine ne hissediyorsa çizmiş.

Resimlerin çok etkileyici olduğunu söylemeden geçemeyeceğim. Bir örneğini kapakta görebilirsiniz.

Hikayelerden en çok “İçinde Ateşe Yakın Bir Şey Olan Kadın”ı sevdim. “Madam Arthur Bey” hikayesi ise yazarın Madam Arthur Bey ve Hayatındaki Her Şey kitabını almama neden oldu. Yakın zamanda başlamak istiyorum.

İyi okumalar. 😺

😊😊😊

“Nasıl bir dünya burası? Herkes nereye gitti. Dilimi konuşan yok mu?” /30

“Kendini öldürme fikrini bu kadar çok seven biri kendini de çok seviyor demektir… kendini ve deliliğini.” /44

“Sezgisel bir bilgiyle kediler insanların söyledikleri her şeyi; hatta söylemediklerini de anlıyor. Hayatlarına giren bu garip misafiri kendilerinden biriymiş gibi seviyorlar.” /53

“Yarım… yarım… yarım.
Her şey yarım.
Oysa ben tamım.” /55

“Tanrı bugüne kadar kimin sözünü inledi ki seninkini dinlesin bre kafir! Her şey istediğimiz gibi olsaydı Tanrı’ya ne gerek kalırdı. Yalvarmalarla kendini var hisseden Tanrınız sizi yalvartmayacaksa, eteklerine kapatmayacaksa neden yaratmış olsun. Tapının diye yarattı sizi, isteyin ve elde edemeyin ama yine de öfkelenmeden boyun eğin diye yarattı sizi!” /77

“Bu şehir öyle bir şehir ki, küçük bir kız üzülür, üzüldüğü anlaşılmaz. Kuşlar cehennem çığlıklarıyla ötüşür, duyan olmaz. Bir ağaç acıkır, kimse… hiç kimse umursamaz.” /111

“Gelecekle ilgili güzel hayaller kurmak insanı iyileştirir. Geleceği umutsuz insan, çok geçmez, ölür.” /147


“Bu şehir yüzyıllardır erkektir ve kadınları sevmeyi bilmez.” /171