doğa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
doğa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Haziran 2019 Çarşamba

Yaşamdan Kareler: Bayram ve Diğer Şeyler


İyi bayramlar! Umarım bayramınız güzel geçiyordur.



Bayramı vesile ederek derleme bir yazı yazayım dedim. O zaman sorumuz şu: Bayramın birinci günü nasıldı? Bir klasik olarak, köye gittik. Aslında ben pek sevmem: Ev ev dolaşıp bayramlaşmayı, kalabalığı, yakınmaları, laf sokmaları, her yıl sorulan klişe soruları, üniversite mezunlarına bile iş yok muhabbetini, bir bölüm yetmedi mi hala okuyor musun göz devirmelerini… Bir sürü neden sayabilirim size.



“Ah o eski bayramlar!” sözü benim için olumlu bir anlam içermiyor bu yüzden.




Köyün güzel yanları da var tabii ki, mesela Sarman. Kendisi babaannemlere acıktıkça gelen, yemeğini yedikten sonra kendini sevdirip sonra da giden akıllı bir kızımız. Bu yıl da beni anneanne yaptı, 4 tane torun sahibi oldum! Yavruları göremedim ama eve yakın bir yerlere saklamış, gözü hep o tarafta. Yavrularını yalnız bırakamıyor.



Yeşillik, kuş sesleri, bahçe, meyveler… Doğaya saygı gösterince, o da sana cömert davranıyor. Size küçük bir bilgi, hanımelinin balı olduğunu biliyor muydunuz? Çiçeği arkasından koparınca orada balı var, çok güzel. Ben de yeni öğrendim.




Neler okuyorum? Kurtlarla Koşan Kadınlar’a devam ediyorum. Bu kitabı okumayı uzun zamandır Bilge’yle istiyorduk ve Nisan ayında başladık. Kitabın bana yeni şeyler öğrettiğini ve kendimde-çevremde gördüğüm bazı davranışların özünü anlamamı sağladığını fark ettim. Ayrıca bu sabah 1984’e başladım.



Son zamanlarda izleyip beğendiğim iki filmi de ekleyeyim buraya.

Ulysses’ Gaze

 

1995 yapım olan film Balkanlar’da geçiyor ve bölgenin sorunlarını da yansıtıyor. Yönetmeni Theo Angelopoulos ve kendisinden izlediğim ilk film. Ulysses’ Gaze, üzerine yazamayacağım kadar etkiledi beni. İzlediğim günden beri replikleri ve sahneleri aklımda dönüyor. Müzikleri de harikadır.





Güvercin

Banu Sıvacı’nın bu filmini twitterdan öğrendim ve o gün izledim. Film, Sofia Fest’ten En İyi Yönetmen ödülünü almış. Bildiğiniz üzere filmler konusunda uzman değilim, benim için önemli olan bana hissettirdiği duygular. Kendi açımdan filmi beğendim. Her insan bu düzene uygun yaratılışta değil. Sistem kanatlarımızı kesiyor ve evler kafeslere dönüyor. Beyaz perdeye iyi aktarılmıştı.



Şimdi bakınca belki de bayram için çok uygun filmler değiller. :D Filmlere uyan ruh halini tutturamazsanız, keyif alamayabilirsiniz.

Son olarak eğer fark ettiyseniz her ay yazdığım “Ne İzledim?” serime ara verdim. İzlediklerimi sinefil sayfamdan takip edebilirsiniz: kagit-salincak

Mutlu bayramlar!