![]() |
15
Doğan Kitap
Çeviri: Sıla Okur
860 sayfa
|
Sanıyorum ki Değersiz Bir Hayat okuduğum en karamsar kitap.
Umutsuzluk. Özgüvensizlik. Kendinden nefret etme. Tiksinme. Mazoşizm.
Depresyon. Pedofili. Tecavüz. Taciz. Şiddet. Psikolojik sorunlar.
Kitabı tarif etmek için daha fazla olumsuz kelime bulabilirim ama
özünü anladınız siz. Okumak bazen işkence gibiydi: ruhsal ve fiziksel olarak
beni yordu.
Ana kahramanımız Jude’un yaşadıkları bana ağır geldi ama
çıkarttığım ders şu ki iyileşmek istemeyen birini zorla iyileştiremezsiniz.
Kitap sürekli bir çemberin içinde dönüp durdu.
Değersiz Bir Hayat için kapakta aşk hikayesi, arkadaşlığa ağıt,
eşcinsel sevgi gibi tanımlar yapılmış. Böyle bir kitap beklemeyin çünkü değil.
Olumlu yönlerine bakarsak, kitap akıcıydı. 860 sayfayı bitirmek
düşündüğüm kadar uzun sürmedi. Jude’un düşüncelerini anladığım kısımlar da
oldu. Willem’i sevdim.
Kitabın size de duygusal olarak ağır geleceğini düşünüyorsanız
es geçin derim.
Kitaplı günler!
“Mutlu bir
halsizlik içindeydi ama o günlerde hep halsizdi zaten, sanki normal görünmek
için gün boyu harcadığı çaba başka bir enerji bırakmıyordu.”
“Korku ve
nefret; korku ve nefret… Bazen hayatında bir tek bu ikisi varmış gibi geliyordu.
Kendinden başka herkesten korku, kendindense nefret.”
“Fakat adalet,
hukukta tek kaygı değildir: Hukuk her zaman adil değildir.”
“Hakkaniyet
mutlu insanlar içindir, belirsizliklerle değil kesinliklerle çizilmiş hayatları
yaşama şansına erişenler için.”
“Anlıyorum”
dedi Willem. “Birlikte yalnız kalırız.”
“Gelgelelim
sıklıkla yaşadığını değil, sadece var olduğunu hissediyor; kendisi günleri
geçirmiyor da günler onun üstünden geçiyor.”
