![]() |
Yönetmen: Tom Hooper
2015, ABD-İngiltere
Biyografi, dram
119 dk
|
Oscar adaylarına el atmışken, The Danish Girl’ü de izleyelim
dedik ve sabah sabah sinemaya yollandık. İlk seansa biletimizi aldık –bu sefer
görevli “yanınızdaki kaç yaşında?” diye sormadı çünkü kadındı-. Filme gitmek için dersi salladığımı göz ardı
edebiliriz bence.
Danimarkalı Kız, aynı isimli romanından uyarlanmış lakin roman
Türkçeye çevrilmemiş. Ana karakterlerimiz Einar Wegener, Gerda Wegener ve Lili
Elbe 19. yüzyılda yaşamış, gerçek kişiler. Filmi biyografilerini araştırmadan
izlerseniz, daha keyifli olacağı kanaatindeyim. Ben bilmeden izledim ve kurguya
kendimi kaptırdım. J
Eddie Redmayne, o kadar inandırıcı oynamış ki filmin içine
çekiliyorsunuz. Mimikleri, bakışları, davranışları… Kusursuzdu. Gönlümün Oscar’ını
Leo’ya versem de, Redmayne’ın oyunculuğu çok daha üstündü.
Alicia Vikander da altta kalmamıştı. Gerda rolünün hakkını
vermişti. Ayrıca bence gerçek Gerda’yla benziyorlardı.
Film bittiğinde çarpılmış durumdaydık. Sanırım etkisinden
çıkmamız biraz zaman alacak.
Filmden Mırıltılar: İzleyenler İçin
Not: Yazılar beyazdır, tarayınca görebilirsiniz.
àSon
sahnelerde Eylemcan ağlarken,
-Ağlıyor musun? Ehehehe (saçlarını okşama arası), her filmde
ağlamasan olmaz mı?
àFilm sonu
yorumları,
-Gerda’nın aşkı nasıl bir aşk böyle!
-Karakterine aşık olmuş, bence günümüzde böyle aşklar olmaz.
-Bunun nedeni her şeyin çok hızlı yaşanması, o dönemlerde
insanlar aylarca mektup beklerken, kurdukları hayallerle sevgileri de
artıyormuş.
-Eddie nasıldı ama? Adam yakışıklı değil ama farklı bir havası
var.
-Kız hali de pek sırıtmamıştı.
-Bu adamın Stephen Hawking’i canlandırışı da muhteşemdi ya…
-Eddie de 34 yaşındaymış, Oscar’lıymış bir de…
-Yaaa yaa millet 34 yaşında ununu elemiş, eleğini asmış ben hala
evde pinekliyorum…
