asılacak kadın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
asılacak kadın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Ocak 2020 Perşembe

ASILACAK KADIN - PINAR KÜR

5
Can Yayınları
152 sayfa


Sonbahar günü, hava serin, Ankara’dayız. Gittiğimiz kitabevinde harika bir bölüm var: yasaklı kitaplar. Belli dönemlerde yasaklı olan kitapları, üzerine neden yasaklandıklarını yazıp bir kısma toplamışlar. Çok beğendik, haliyle buradan bir kitap alınmadan gidilmez… Cansu’nun önerisiyle Asılacak Kadın’ı aldım, iyi ki bana önermiş, ona buradan teşekkür sarılması gelsin.

Asılacak Kadın, gerçek bir olaya dayanıyor ve Pınar Kür’ün kendi sözleriyle “… toplumumuzun eski ve hala kapanmamış bir yarasına parmak basan bu roman, Türk edebiyatının en acıklı, en trajik öykülerinden biridir…” Konu bir cinayetin etrafında şekilleniyor ve hakim-mağdur-katil bakış açısıyla bize sunuluyor. Aslında bu sıfatlar kelimenin anlamını yansıtmıyor; kişiliği, gerçekleri belirlemiyorlar.

Bu şekilde yasaklanma nedenleriyle paketlemişler.

Asılacak Kadın’ı okurken dilini çok başarılı bulduğumu not aldım öncelikle. İki karakter arasında dildeki geçiş muazzam. Bilinç akışı tekniğiyle yazılmış ve yazar iki kahramanın da karakterine bürünebilmiş. Yalçın’ın bölümü ise kendisinin yazdığı bir metinden oluşmakta.

Kitabın sonunda Pınar Kür’ün savunması da var. Böyle bir romanın nasıl “cinsel tahrik” ve “ahlaksızlığı” anlattığını savunabilmişler, hayret! Ahlaksız olan savunmasız bir kıza bunu yapanlar ve seyirci olan toplumdur.

Kitabı çok beğendim. Okunması gerektiğini düşünüyorum.

“…sevmek işte bi türküymüş demek ak saçlı bi dedenin türküsü bi çaresiz ihtiyarın çatlak sesiymiş…”

“Oysa gün gelecek yıkılacaktır elbet, yalı da moruk da, simgesi oldukları yoz düzenle birlikte.”

“Bize her şeyi yanlış öğrettiler belki; belki de yanlış anladık, eksik anladık. Başımıza gelen tüm akla sığmaz şeyler kaçınılmaz mıydı gerçekten? Bilmediğimiz, daha öğrenemediğimiz yasalara göre?”