İthaki Yayınları
Çeviri: Ümit Tosun
266 sayfa
|
Cesur Yeni Dünya, lisedeyken felsefe dersinde işlediğimiz
distopyalardan biri. O günden beri okumak istiyordum. Kalemfili ile KoreFenomeni’nin düzenlediği etkinlikle birlikte okuduk.
Orijinal adı Brave New World olan Cesur Yeni Dünya’nın gerçek
anlamı Güzel Yeni Dünya olabilirmiş çünkü Shakespeare zamanında ‘brave’ güzel
olarak kullanılıyormuş.
Kitap Margaret Atwood’un önsözü, David Bradshaw’ın sonsözünü de
içeriyor. Önsöz biraz uzun lakin önsözü bitirince kitaba kendimi kaptırdım.
(Önsözü de sonda okuyabilirmişim.)
Kitapta dünya, Ayrıbölge’de yaşayan vahşiler ve Ford’un
öğretileri altında yaşayan medeni insanlar olarak bölünmüş durumda. Medeni
dünyada herkes mutlu çünkü ‘herkes herkes için’!
Kitap, dünyayı eleştiren bir eser olmanın yanında alegorik de.
Karakterlerin adları, önemli siyasetçilerden, yazarlardan vs. kombine edilerek
seçilmiş.
Ben bu isimleri önceden araştırmadım, spoilersız okumaya gayret
ettim ki bir kısmı okurken anlaşılıyor. Ama okumadan öğrenmek isterim derseniz,
vikipedi’de karakter listesi mevcut.
İyi okumalar :D Hala okuyabiliyorken, okuyalım…
“Her şeyin ulaşılabilir olduğu bir dünyada hiçbir şeyin anlamı
yoktur.”
“Çünkü zaten işlerini zekice yapacaklarsa genel bir fikirleri
olmak zorundaydı, ancak toplumun iyi ve mutlu üyeleri olacaklarsa ne kadar az
bilirlerse o kadar iyi olurdu. Çünkü herkesin bildiği gibi, tikeller, erdem ve
mutluluğu gerektirir; genellikler ise entelektüel açıdan kaçınılmaz belalardır.
Toplumun omurgasını düşünürler değil, oymacılar ve pul koleksiyoncuları
oluştururlar.”
“Bu da (…) mutluluk ve erdemin sırrıdır; yapmak zorunda olduğun
şeyi sevmek. Tüm şartlandırmaların amacı budur: İnsanlara, kaçınılmaz toplumsal
yazgılarını sevdirmek.”
“Birey hissederse, topluluk sendeler.”
“Çünkü eğer gerçekten Othello’ya benzerse kimse anlayamaz, ne
kadar yeni olursa olsun. Yeni olursa da, Othello’ya benzeyemez.”
“Fakat istikrar karşılığında ödememiz gereken bedel işte bu.
Mutluluk ile eskiden insanların güzel sanatlar dediği şey arasında seçim yapmak
gerekiyor. Biz, güzel sanatlardan fedakarlıkta bulunduk.”
“İnsan bir şeylere inanır, çünkü onlara inanmaya şartlandırılmıştır.
İnsanın kötü nedenlerle inandığı şeyler için başka kötü nedenler bulmak, işte
felsefe budur. İnsanlar Tanrı’ya inanırlar çünkü öyle şartlandırılmışlardır.”
“Ben keyif aramıyorum, Tanrı’yı istiyorum, şiir istiyorum,
gerçek tehlike istiyorum, özgürlük istiyorum, iyilik istiyorum. Günah
istiyorum.”