![]() |
17
Can Yayınları
Çeviri: Nihal Yeğinobalı
480 sayfa
|
Ne zaman Jane Austen romanı bitirsem aklımdan “Sevgili Jane,
keşke daha çok yazmış olsaydın!” cümlesi geçiyor.
Emma yazarın en sevdiği kitabıymış, nedenini anlamak hiç zor
değil. Eğer Emma’yı okumadan önce “En sevdiğin Jane Austen kitabı hangisi?”
diye sorsanız, tereddütsüz Aşk ve Gurur derdim. Şimdiyse bir durup
düşüneceğimden emin olabilirsiniz.
Sevgili Jane, Emma’nın olgunlaşma sürecini anlatırken dönemin
İngiltere’sinden de çok güzel manzaralar sunuyor bize. Kırsalda sosyal
ilişkiler, dikkat edilmesi gereken kurallar, arkadaşlık bağları, evlilik gibi
konuların yanında Mr. Darcy’i aratmayan hatta daha çok sevdiğim Mr. Knightley gibi bir karakter var!
-Size Mr. Knightley hakkında bir sürü şey anlatabilirim ama okumanızı tavsiye
edeceğimden bunu şimdi yapmıyorum.-
Jane Austen’in diğer kitaplarını da okuduğum için konunun
işlenişi ve olaylar beni çok şaşırtmadı. Buna rağmen, böyle severek okuyacağım
yazarlar az sayıda.
Klasikleri okurken çeviri çok önemli ve bence Can Yayınları bu
işin altından başarıyla kalkmıştı. Çeviri yalın ve akıcıydı.
Sonuç olarak Emma, Aşk ve Gurur’la birlikte yazarın en sevdiğim
kitabı oldu. Şiddetle tavsiye edilir.
“Yazık ki biz insanlar her şeyi çok çabuk unutuyoruz.”
“Seven iki insan arasında her konu tatlı ve ilginçtir. Her
konunun sonu aşka bağlanabilir.”
“… çok zaman birini üzen şey öbürünü sevindirir.”
“… uygunsuz bir söz yüzünden ömür boyu baskı ve sıkıntı çekenler
yalnızca mutluluğu her zaman şansa bırakan zayıf, kararsız karakterlerdir.”
“Zaman her yarayı iyileştirir.”
“Seni daha az sevsem belki bu konuda daha çok konuşabilirdim, ama
sen beni tanıyorsun.”

