istanbul'un kuytu köşeleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
istanbul'un kuytu köşeleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Eylül 2019 Çarşamba

İSTANBUL'UN KUYTU KÖŞELERİ - AYDIN BOYSAN

68
Yapı Kredi Yayınları
227 sayfa


İstanbul değişik bir sevda, bunu yıllar önce sevmeyen biri olarak söylüyorum. İstanbul’un gezmek için güzel olduğunu ama asla yaşamak istemeyeceğimi belirtiyordum. Şimdi ise, yaşamak için zor bir şehir olduğunu kabul etmekle birlikte uzaklaştığımda özlüyorum. İnsanlar olarak ne kadar çirkinleştirmeye çalışsak da hala kişiliğini koruyan bir şehir; hala asil, hala gözbebeği… Yabancı arkadaşımı gezdirirken tepkilerini gözlemlediğimde, bir kez daha ne kadar özgün olduğunu anladım.

İstanbul’un Kuytu Köşeleri, Aydın Boysan’ın anılarından oluşuyor. Günümüzde o köşeler kuytu değiller ama kitaptaki İstanbul’u düşünün, nüfusu bir milyonu aşmamış… Kulağa harika gelmiyor mu?

Boysan’ın anılarıyla o günün İstanbul’una göz atmış oldum. Birkaç yerde kadınlara bakışı beni rahatsız etti ama çok didiklemeden genel hatlarına odaklandım. İstanbul hakkında bilmediğim şeyleri, mesela semtlerin isimlerinin nereden geldiğini, öğrenmek hoşuma gitti.

Keyifle okudum.

Günün Şarkısı: Sonbahar ve İstanbul ikilisini birleştiren şarkı: Teoman – İstanbul’da Sonbahar

“Bayramlar, yaşamın kilometre taşlarıdır, yüreklerin temizlenme günleridir. Yüreklerin kapısı, penceresi açılır, durağanlaşmış ruh haletleri dışarı atılır, içeri temiz hava doldurulur.”

“Su kenarında yaşamak… Bu yaşama biçimi, tiryakilik doğurur. İstanbullu, su tiryakisidir. Su görmediği yerde yaşamak, ona zevk vermez “Leb-i derya”da yaşamak gibi kavram, yani “denizin dudaklarında” yaşamak, eski İstanbullunun aşkıdır.”

“İnsan mutluluk arar. Mutluluğu şimdiki toz duman yaşayışta bulamayınca, çocukluğumuzun çağrışımlarından medet umuyoruz.” /Haldun Taner

“En belalı zamanın bile, iyi bir yanı bulunur. Örneğin kötü zamanlarda, mizah gelişir. Daha ne istersin? İnsan kafasında mizah şimşekleri çaktıkça, ortalık aydınlanır…”

“Bir ağacın, bir çiçeğin kökleri gider gider, durur. Bir insanın ruhsal kökleri gider, gider… Durmaz… Dünyanın da dışına, aya-güneşe gider… Yine durmaz. Bugüne yarına değil, ışığın vardığını öğrendiği yerlere kadar uzanır.”