paulo coelho etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
paulo coelho etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Kasım 2019 Çarşamba

PİEDRA IRMAĞI'NIN KIYISINDA OTURDUM AĞLADIM - PAULO COELHO

82
Can Yayınları
Çeviri: Aykut Derman
216 sayfa


Kitabı adına vurularak aldım: Piedra Irmağı’nın Kıyısında Oturdum Ağladım. Uzun zamandır Coelho okumamıştım, iyi olur diye düşündüm.

Başlangıçta çok severek okuyordum, ortalama ilk yüz sayfa anlamlıydı. İşaretlediğim çok paragraf oldu, etkileyiciydi ama ilerledikçe dini bütün bir kişisel gelişime dönüştü. Böylece neden bir süredir Coelho okumadığımı hatırladım. Seveceğim diye kitaplarına başlıyorum, güzel ilerliyor, sonra içimizdeki sevgi, mistik güçler, Tanrı, mucizeler, iyileştirme gücü, Tanrının kadın yüzü gibi konulara girince bana hitap etmemeye başlıyor. Kitap klişe olsa da güzel bir aşk romanı olabilecekken, gerçeklikten uzaklaşıp mistisizme yöneliyor, içine kişisel gelişim kalıpları giriyor ve beni kendinden uzaklaştırıyor. Buna rağmen, çok kolay okunuyor.

Olay örgüsünde de kopukluklar var. Kitap ilk 100 sayfa gibi ilerleseydi bunu göz ardı edebilirdim. Ayrıca kitabın adı Eski Ahit “Mezmurlar”dan esinlenilmiş: “Babil ırmakları kenarında, orada oturduk ve ağladık.”

Dini hikâyeler, konuşmalar ve bunlara eşlik eden aşk konusu ilginizi çekiyorsa, belki kitabı sevebilirsiniz. Benim içinse okumasam da olurdu kıvamındaydı. Neyse, kitaptan bana güzel alıntılar kaldı.  

“Her şeye karar veren kendi yüreğimizdir; onun karar verdiği şeyse, artık bizim yasamızdır.”

“Gözlerinin ta içine bakıldığında kimse yalan söyleyemez, kimse karşısındakinden bir şey saklayamaz. Ve azıcık da olsa duyarlılığa sahip bir kadın, aşık bir erkeğin duygularını gözlerinden okuyabilir.”

“Çocuktuk ikimiz de, birlikte büyüyorduk ve dünyayı birbirimizin elinden tutarak tanıyorduk.”

“Seven insan, önce kendinden vazgeçmeyi, sonra kendini bulmayı özler.”

“Tanrılar zarlarını atar ve bunu yaparken bize, oynamak isteyip istemediğimizi sormazlar.”

“Pencereyi açtım. Ve de yüreğimi. Odaya güneş doldu, ruhuma aşk…”