Martı Yayınları
Çeviri: Sena Öksüz
426 sayfa
|
Yazarımız Edith Wharton, Amerikan edebiyatının önemli kadın
yazarlarından ve Pulitzer Ödülü’de almış. Kendisinin en ünlü
kitabı Masumiyet Çağı’ymış ve şans eseri ben de yazarı okumaya bu kitabıyla
başladım.
Masumiyet Çağı’nı, “Kaderlerine Zincirlenen İki Aşığın Hikayesi”
alt başlığıyla, Martı’nın Romantik Klasikler Seri’sinden okudum.
Masumiyet Çağı, biraz Austen-vari bir roman ama Jane’in ince
esprileri, alayları, umutlu duruşu bu kitapta yok.
Konusu bakımından aşk üçgeni gibi görünse de daha çok 19.
yüzyılın New York’unu, sosyal kuralları anlattığını düşünüyorum. O zamanlar da “kadın
dediğin kocasının dibinden ayrılmayacak, boşanmayacak.” düşüncesi hakimmiş.
New York sosyetesinin daha hoşgörülü olmalarını beklerdim ama
kuralları sert.
Masumiyet Çağı, yapacakları her hareket sosyete kurallarıyla
belirlenmiş insanları anlatıyor bize. O ortamda aşık olmak nasılmış, görüyoruz.
Kitabı sevdim ben. Yazarın diğer eserlerini de okumaya
çalışacağım.
“Haz alacağı bir şey üzerine düşünürken aldığı haz, o şey
gerçekleşiyorken duyduğu hazdan daha fazlaydı.”
“Lanetlenmiş insanların eğilip bükülmelerini seyretmek
meleklerin gözde sporu olabilir, ama onların bile cehennemdeki insanların mutlu
olduklarını düşündüklerini sanmıyorum.”
“İşte orada, yan yana ve güvenli bir şekilde odadaydılar. Ama
kendi kaderlerine öylesine zincirlenmişlerdi ki dünyanın iki ayrı ucunda
gibiydiler.”