17 Eylül 2019 Salı

KOLERA GÜNLERİNDE AŞK - GABRIEL GARCIA MARQUEZ

69
Can Yayınları
Çeviri: Şadan Karadeniz
442 sayfa


Kolera Günlerinde Aşk’ı lise yıllarında almıştım. Aradan çok zaman geçti, merak etmeme rağmen elim gitmedi. Sonra Cansu’yla ortak okuma listemize koyduk ve beraber okuduk.

Çok üzülerek belirtiyorum ki Marquez beklediğim gibi çıkmadı. Tek kitapla yargılamak istemiyorum ama Kolera Günlerinde Aşk’ı pek sevmedim. Daha fazla sosyal konulara değinen, daha zorlayıcı ve daha fazla edebi zevk alacağım bir kitap bekliyordum sanırdım. Okuduğum yorumlar, gördüğüm hayranlık bende böyle bir beklenti uyandırmıştı.

Kitabın konusu aslında baktığımızda biraz klasik: gençlik çağlarında aşık olan Fermina Daza ve Florentino Ariza’nın ayrılması, Florentino Daza’nın elli bir yıl, dokuz ay, dört gün boyunca Fermina Daza’yı beklemesi. Tabii kendisine ne derece sadık diyebiliriz bu tartışılır. Kitapta sadece Doktor’a biraz ısındım ama genel olarak karakterlerin hiçbirini sevemedim. Daha dürüst olmam gerekirse tiksinçtiler. Kitaptaki hastalıklı aşk, tecavüz, tek gecelik ilişkiler, pedofili beni gerçekten rahatsız etti. Bu listeyi daha da uzatabilirim ama spoiler vermek istemiyorum.

Çeviriden de hoşlanmadığımı belirtmem gerek. Günlük kullandığımız okurken sırıtmayacak kelimelerin yerine kösnüllük, erdenlik, uslamlama gibi sözcükler kullanılmış. Olmamış. Okurken gözüm hep o kelimelere takıldı.

Şimdi gelelim beğendiğim yanlarına: Marquez’in detaylı anlatımı ve yan olaylara yer vermesi güzeldi. Altı çizilesi cümleler, güzel çıkarımlar vardı. Belki daha farklı bir konuyu kaleminden okusam keyif alabilirdim, bilmiyorum. Aşkı koleraya benzetmesi güzeldi, aslında o duyguyu aşk diye adlandırabileceğimden emin de değilim. Doktor’un şehirde yaptığı çalışmalar kısmı daha detaylı olsaydı keşke ya da kolera günlerini görebilseydik kitapta… Neyse. Benim için olumlu yanları bu kadar.

Belki ileride Marquez’i tekrar denerim ama sanırım önce Kolera Günlerinde Aşk’ı biraz unutmam gerekecek.

Kitaplı günler :)
 
“İnsanın sevdikleri tüm eşyalarıyla birlikte ölmeli.”

“Bu senin dünyan, diyordu kendi kendine, Tanrı’nın sana bağışladığı hüzünlü, boğucu dünya; bu dünyaya adamalıydı kendini.”

“Toplumsal yaşamın sorunu, korkuyu yenmek, evlilik yaşamının sorunu ise can sıkıntısını yenmeyi öğrenmektir.”

“Vaktinde gelmek, çağrılmaktan iyidir.”

“Felaketlerde aşk daha yüce, daha soylu olur.”



38 yorum:

  1. Bu kitabı okumadım ama elim kaç zamandır gidip gidip geliyor :) Amaaa Marquez'i çok seviyorum :) Belki de yanlış kitapla başlamışsındır? Gerçi Marquez herkese hitap etmeyebilir. Buna katılıyorum. Sosyal olaylara ağırlık vermesini isterdim demişsin ya belki Kırmızı Pazartesi güzel bir devam kitabı olabilir senin için. Hem kurgusu ilginç, hem de alt metinde düşündürücü şeyler var. Okumadıysan önerim olsun diyelim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İlkay,
      Kırmızı Pazartesi aklımda bulunsun :)) Ama önce biraz zaman geçmesi gerek sanırım :D

      Sil
  2. okudum bunu iyiydi bu çevirmen de iyi aslında ama hatırlamıyom şimdi kitabıııı :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Deep,
      Ben bu tarz çevirileri sevmiyorum Deep, Türkçeleştirmek adına kullanımda olmayan kelimeleri koymayı pek uygun bulmuyorum.

      Sil
  3. Hep okumayı düşündüğüm bir kitapdı ancak yorumunuz bir hayli mesafe koydu kitapla arama. Çeviriden verdiğiniz örneklere, bu tarz kelimelere bende çok takılırım ve beni rahatsız eden bir üsluptur bu.
    Teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kitaplara Kaçanlar,
      Ben de rahatsız oluyorum bu tarz çevirilerden. Aslında çoğu kişi bu kitabı çok seviyor, o yüzden belki seversiniz. Sevenlerle aynı bakış açısından bakamamış olabilirim kitaba.

      Sil
  4. Başka bir kitabını daha okumak gerek bence belki onu seversin.

    YanıtlaSil
  5. Bu kitaptan başlamanız talihsizlik olmuş, Marquez çok iyidir ama bu kitap yazarı tanıyıp hatta sevdikten sonra okunmalı. Bir daha denediğinizde Kırmızı Pazartesi'yi seçmenizi öneririm. Sevgiler:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gül Akça,
      Kırmızı Pazartesi aklımda olacak :))

      Sil
  6. Başlamış ve bitirememiştim. Demek ki aynı şeyleri hissetmişiz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Geçmiş Bahar Mimozası,
      Yalnız olmadığımı görmek güzel :))

      Sil
  7. Aslında Marguez iyi bir yazardır. Keşke Marguez'in başka bir kitabıyla başlayabilseydin. Yazarla böyle tanışman istemsizde olsa ön yargıya sebep olur. Ama emeğine sağlık kitap yorumun güzel olmuş :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Blogger Ajandası,
      En ünlü kitaplarından biri böyle çıkınca evet, önyargı oluşturdum :)) İleride tekrar denerim, bakalım belki severim :))

      Sil
  8. Bu kitabı çok duymuştum. Ancak bana hitap etmediğinden okumayı düşünmedim hiç. Tanıtım için teşekkür ediyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Küçük Hanım,
      Ben seveceğimi düşünmüştüm ama olmadı işte :)) Rica ederim :))

      Sil
  9. Marquez'e alışamayanlardanım ben de... olsun ne yapalım..:))

    YanıtlaSil
  10. çoktandır okumak istiyorum, bir türlü başlayamadım. Birileri böyle inceleme yapıp alıntı paylaşınca iştahım artıyor. teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İstanbulacilelektrikçisi,
      Keyifli okumalar diliyorum o halde :))

      Sil
  11. Yüzyıllık Yalnızlık'ı bende büyük bir heyecanla okumuştum. Sonuç: Hayal kırıklığı. Yaşadığın duyguyu hayal edebiliyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yaşamdan Yazılar,
      Bu kitabı sevmemem üzerine arkadaşım Yüzyıllık Yalnızlık'ı hiç okuma diyor :D Bence de hayal kırıklığıydı.

      Sil
  12. “Felaketlerde aşk daha yüce, daha soylu olur.”
    Cümlesi için bile okuyabilirim.

    YanıtlaSil
  13. DOĞRUSU TANITIMA GÖRE BENİM DE ÇOK FAZLA OKUYASIM GELMEDİ.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eğitim Pınarı,
      Kitabın seveni de çok, benim gibi sevmeyenler azınlıkta aslında.

      Sil
  14. Kırmızı Pazartesi kitabı çok çarpıcı ve etkileyici idi. Yazarın okuduğum en güzel eseriydi benim için. Bu kitabını daha önce duymamıştım. Konusunu, içeriğine dair yorumlarını okuyunca pek bana hitap etmedi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Birpembesever,
      Kırmızı Pazartesi'yi ileride okuyacağım, umarım severim ben de. Kolera Günlerinde Aşk'ı da genel olarak seviyorlar aslında, belki de tanışma için için uygun değildi :))

      Sil
  15. çoğu insana sıkıcı geldiğini biliyorum bu kitabın, latin kültürü bolca var. filmi varmış onu izlemedim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Burcu,
      Filmi genelde sevilmemiş, kitabı sevmedim filmi hiç sevmem mantığıyla izlememeye karar verdim :D

      Sil
  16. Bu kitap hakkında çok farklı farklı yorumlar görüyorum. Henüz bu yazarı okumadım ama bu kitabıyla başlamamayı düşünüyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gonca'nın Dünyasından,
      Bence de bu kitabıyla başlama, seversen okursun :))

      Sil
  17. Ben kitabı yıllar önce okuduğum için neredeyse hiç hatırlamıyorum ama Yüzyıllık Yalnızlık'ı daha çok beğendiğimi hatırlıyorum. Belki yazara ikinci şansı o kitabıyla verirsin.

    Yakın zamanda Gözde de bu kitabı inceledi. İstersen onun yorumlarını da bir oku.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şule Uzundere,
      Kırmızı Pazartesi'yi deneyeceğin sanırım ama ne zaman çok emin değilim.

      Gözde'nin yorumunu okudum, o Marquez çok seviyor :)) Olumlu gördüğü yanlara katılıyorum ama benim için negatiflikler daha fazlaydı.

      Sil
  18. Marquez'i ben de sevemedim :( Bu kitabına şans vereyim diyordum ama kötü bir fikir galiba Kırmızı Pazartesi'yi deneyeyim madem :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Alielle,
      Bence de Kırmızı Pazartesi'yi deneyelim :))

      Sil
  19. Yüzyıllık Yalnızlık ve Kırmızı Pazartesi kitaplarını okumuştum. Arap Dili'nde okuduğum için mi bilmiyorum Araplara da gönderme yapması ilgimi baya çekmişti, ama sonra Güney Amerika'da yaşayan çok Arap olduğunu ve hatta pek çok Türkler Sokağı olduğunu öğrendim. (Kitaplarından çıkardığım sonuca göre Arapların yaşadığı sokaklara bu ismi koyuyor olabilirler. İki ırkı birbirleriyle çok karıştırıyorlarmış sanırım oralarda.)
    Bunun haricinde de Güney Amerika'nın yaşayış biçimlerinden az çok bir şeyler de öğrenmiştim ve çok ilginç gelmişti. Ama itiraf etmem gerekir: İki kitabı da çok zor okudum, özellikle Kırmızı Pazartesi'yi bitirmiş olabilmek için okumuştum. Kolera Günlerinde Aşk kitabı da sırf okumuş olmak için okuyacaklarım listesinde hâlâ duruyor ve önyargımı iyice besleyen bir yazıyla da karşılaşınca buraya kendi düşüncelerimi de ekleyeyim dedim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hatice Durmaz,
      Ben de Kırmızı Pazartesi'yi denemeyi düşünüyordum ama sevecek miyim bilmiyorum. Bir arkadaşım da seninle aynı düşünüyor, Kırmızı Pazartesi'yi son 5 sayfası dışında zor okumuş. Sevmemiş. Yazarın birkaç kitabını da denemiş senin gibi.
      Yazarın seveni de çok, neden böyle oldu bilmiyorum, herhalde olumlu yorumlar beklentimizi yükseltti...

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...