cehennem çiçeği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cehennem çiçeği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Ocak 2020 Cumartesi

CEHENNEM ÇİÇEĞİ - ALPER CANIGÜZ

1
April Yayıncılık
221 sayfa

Bir kitabı bitirirsiniz ve sonra hayata nasıl devam edeceğinizi bilemezsiniz. Boşlukta kalmak gibi bir his. Cehennem Çiçeği’nin kapağını kapattım ve öylece oturuyorum. Duvara bakmaktansa word sayfasına bakayım dedim, buradayım.

Cehennem Çiçeği, Alper Canıgüz’den okuduğum ikinci kitap ama kendisi çoktan gönlümü fethetti. İlk kitabım Oğullar ve Rencide Ruhlar’dı, kendisi aynı zamanda Alper Kamu serisinin de birinci kitabı. Seri Cehennem Çiçeği ile devam ediyor. Alper Kamu yine 5 yaşında, yine hazırcevap ve sivridilli, yine boyundan büyük işlere kalkışıyor ve bu durum ona çok yakışıyor.

Kitabın içinde babasının Alper’e anlattığı çok güzel bir hikaye var: Karanfil Kız. “… dünya da küçük bir kızın omuzları üzerinde dönermiş.”

Cehennem Çiçeği ilk kitaba göre biraz daha karamsar sanki ama ben bu durumu sevdim. Keşke üçüncü kitabı olsa diye iç geçirmekten kendimi alamıyorum.

“Herkes göründüğünden daha tehlikelidir.”

“Verilemez! Edilemez! Bildirildi! Cumhuriyet tarihimiz edilgen kiplerden ve gizli öznelerden ibaretti.”

“Sevdiğin kişiye asla iyi geceler dilememelisin. Uykunun aranıza gireceğini düşündürürsün.”

“Siz de düşünürseniz, seçme özgürlüğü zannettiğiniz şeyin ekseriyetle ölümlerden ölüm beğenmek olduğunu fark edersiniz.”

“… ilk ve en önemli felsefi sorun hayatın yaşanmaya değer olup olmadığıydı elbette; bir kez devam etmeye karar verdikten sonra, diğerlerinin cehennemi olmayı da ağlayıp sızlamadan kabullenmek gerekiyordu.”

“Birinin yıkıntıların nöbetini tutması gerekir; işte o yüzden, biri hariç, bütün çocuklar büyür.”