2. kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2. kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Ocak 2020 Çarşamba

YANSIMA LUDA KUKA - DENİZ ERBULAK

2
Dex Plus
320 sayfa

Yansıma serisinin ikinci kitabı Luda Kuka’yı da bitirmiş bulunuyorum.

İlk kitap heyecanlı bir noktada bittiği için aklım seride kalmıştı, bu yüzden Luda Kuka’ya hevesle başladım.

Editörümüz Hande, bu kitapta da maceralarına devam ediyor. Seriye yeni karakterler girdi ki birini çok sevdim: Mate! Kibar ve sakin karakterlere karşı zaafım var.

Luda Kuka’yı elimden bırakamasam da ilk kitap Lande’nin daha güzel olduğunu düşünüyorum. Hande’nin ilk kitabın sonunda kabullendiğini düşündüğüm ikilemleri biraz fazlaydı.

Son olarak hoşuma giden bir detayı belirtip, postumu bitireyim: Kitapta geçen gölün adı -Veleno Verde- İtalyanca, yeşil zehir anlamına geliyor. Canım İtalyanca!

Kitaplı günler :)

“İyileştikçe düzelmişti, düzeldikçe sıradanlaşmış. Giderek kapana kısılmıştı. Toplum kurallarına kelepçeli yaşadığında akıllı sayıldığı boğucu bir düzenin içindeydi artık.”

“Duyulduğunu bilince insan kelimelerine dikkat eder… ve gerçekleşeceğini bilince de ne dilediğine!”



8 Haziran 2017 Perşembe

46) KAN VE YILDIZ IŞIĞI GÜNLERİ - LAINI TAYLOR


Artemis Yayınları
Çeviri: Uğur Mehter
486 sayfa

Kan ve Yıldız Işığı Günleri, Duman ve Kemiğin Kızı serisinin ikinci kitabı.

Hülya kitabı getirince başladım ben de. Teşekkür ediyorum kendisine. 😙

Sanıyorum ki seriye alışıyorum ya da hikaye güzelleşiyor çünkü birinci kitaptan daha akıcı ve heyecanlıydı.

Mırın kırın, saçma sapan aşk sahneleri azdı, savaşa odaklanılmıştı. Bana savaşla gelin efenim! Biraz hareket olsun, fazla duygusallık beni yoruyor.

Bu kitaptaysa en sevdiğim karakter Ziri oldu.

Keyifli okumalar 👀

“Ölü ruhlar sadece ölümü hayal eder. (…) Küçük adamların küçük hayalleri. Dünyaları dolduran hayatın kendisidir. Seni ya hayat yönetir, ya ölüm.”

“Zalimlik nasıl zalimlik doğurursa, merhamet de merhamet doğurur. Dünyanın bizim yarattığımızdan daha iyi bir yer olmasını bekleyemeyiz.”

“Çocuklar ölmeye başladığında hayat kaybetmiş demektir.”


“Belki de umut kendilerini kuma gömüp aylarca avlarını bekleyen, savaş kalkanları kadar büyük, zehirli böcekler gibiydi. Umudu öldürmek imkansızdı ve bir gün mutlaka kumların arasından çıkıp yeniden ışıldıyordu.”