![]() |
18
Ayrıntı Yayınları
Çeviri: Duygu İkisivri
141 sayfa
|
Akrabalar kitabı gözüme çarpana kadar yazarın adını duymamıştım.
Nasıl bilmiyorum diye kendi kendime söylenirken önsözün ilk cümlesini okudum: “Bugün
İ.İ. Panayev’in adı daha çok edebiyat tarihçileri ve dergicilik uzmanlarınca
bilinir.”
Panayev, 1812 yılında köklü, kültürlü ve soylu bir ailede
dünyaya gelmiş. Romantik bir tutumla başlayan edebiyat hayatının devamında
gerçekçiliğe yönelmiş. Çeşitli dergilerde çalışmış ve çağdaşlarına göre
(Saltıkov-Şçedrin, Çernişevski, Hertsen vs.) yapıtları herkes tarafından
bilinir hale gelmiş.
Akrabalar da ise 19. yüzyıl Rusya’sının kırsalında yaşayan
toprak sahipleri ve Avrupa görmüş daha “aydın” kesim anlatılıyor.
Kahramanlardan Grigori Alekseiç dönemin “gereksiz insan” kavramının vücut
bulmuş hali.
Kim bu gereksiz insan? Duygu İkisivri’nin sonsözüne göz atacak
olursak: “Gereksiz insan ifadesi, 19. yüzyıl başlarındaki Rus toplumsal yaşamın
doğurduğu bir tipi tanımlar. …soyluların genç temsilcisidir. Rus kültüründen
uzak bir şekilde, farklı Avrupa ekolleri ile eğitim alır. Edebiyat, felsefe ve
Avrupa dilleri ile ilgilenir. Birey, toplum, aşk, eylem, inanç gibi temel yaşam
konuları üzerine düşünür. Ancak çok büyük çelişkilere düşer. Bu çelişkileri
yaşamında eylem haline getirip çözememe sorunu yaşar. … Gereksiz insan aşka
karşı bile yeteneksizdir.”
Grigori Alekseiç’in
kararsızlıklarını ve sürekli başka şeyden etkilenerek fikir değiştirmesini
aşırı bulsam da, bazı gel-gitlerini anlayabiliyorum. Panayev’in Alekseiç’in
karşısına koyduğu karakter Mihaylıç’ın da farklı negatif yönleri vardı bence.
Gereksizin karşıtı olması gereken insansa, bu kavramı karşıladığını
düşünmüyorum.
“Gereksiz insan” kavramını Türk edebiyatında özellikle Tanzimat dönemi romanlarında da görmek mümkün.
Rus klasiklerini sevmeme rağmen uzun zamandır okumadığımdan
dolayı Akrabalar benim için keyifli bir okuma oldu. Kesinlikle okunmalı
diyemiyorum, ilginiz varsa bir seçenek olabilir.
“İrademiz
her zaman eylemle çelişiyor. Hepimiz boş ve pek önemsiz hayalcileriz. Hiçbir
şeye yeteneğimiz yok.”
“Asla
sevmemiş bir insan, yüzyıl yaşasa bile yaşadığını söyleme hakkına sahip
değildir!”









